Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/5683 E. 2015/12737 K. 30.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5683
KARAR NO : 2015/12737
KARAR TARİHİ : 30.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/06/2014 tarih ve 2013/113-2014/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin Karasu ilçesinde davalı … şirketinin acentesi olarak faaliyet gösteren dava dışı …’ın tüm portföylerini 13/01/2005 tarihinde devralarak acentelik faaliyetlerini sürdürdüğünü ve davalı … ile 13.11.2009 tarihli yeni bir acentelik sözleşmesi imzaladığını, müvekkili şirketin acentelik sözleşmesi uyarınca çalışmalarını sürdürmekte iken acentelik sözleşmesinin müvekkili portföyünün ağırlıklı olarak kaza branşından oluştuğu 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin dönemlerin teknik zararla sonuçlandığı ve gerçekleştirilen üretimin davalı şirket acenteleri üretim ortalama ve üretim hedeflerinden uzak olduğu iddiası ile feshedildiğini, acentelik sözleşmesinin hem kanuni sürelere uyulmaksızın hem de haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 35.657,38 TL denkleştirme bedeli ve 50.000,00 TL maddi tazminatın acentelik sözleşmesinin fesih tarihi olan 21/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının acentelik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesi uyarınca acentenin mevzuata uygun olmak koşulu ile üretimini arttırma ve şirketin vereceği satış hedeflerini gerçekleştirmek zorunda olduğu, acentenin üretiminin benzer durumdaki acentelerin üretimlerinin altına düşmesi ve şirketçe yapılan ihtara rağmen acentenin üretimini makul bir süre içinde tekrar beklenen düzeye çıkaramaması acentelik sözleşmesinin feshi bakımından haklı neden oluşturduğu, davacının sözleşme edimleri gereğince yeterli üretim ortalamasını yakalayamaması ve beklenen hedeflerin çok uzağında kalması ve portföyünün de hemen hemen tamamının kaza sigortasından oluşması nedeni ile sözleşmenin 11. maddesine aykırı davrandığı, davalı
tarafından fesih ihtarnamesi ile davacıya söz konusu durumun düzeltilmesi için 1 aylık süre verildiği, aksi takdirde sözleşmenin 21/11/2012 tarihi itibari ile feshedileceğinin ihtar edildiği, söz konusu sürenin makul bir süre olduğu, belirtilen bu süre içinde davacı tarafça portföyünde gerekli düzeltmenin yapılmadığı, davalı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı için davacının tazminat talebinde bunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan denkleştirme bedeli ve maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, acentelik sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinin 11. maddesinde, acentenin üretiminin benzer durumdaki acentelerin normal üretimlerinin altına düşmesi ve şirketçe yapılan ihtara rağmen, acentenin üretimini makul bir süre içinde tekrar beklenen düzeye çıkaramamasının, acentelik sözleşmesinin feshi bakımından haklı neden oluşturacağı belirtilmiştir. Davalı tarafından davacı acenteye gönderilen 21.11.2012 tarihli ihtarnamede, davacı acente üretiminin, şirket acentelerinin üretim ortalamasından ve üretim hedefinden oldukça uzak seyretttiği ve acente portföyünün ağırlıklı olarak kaza branşından oluştuğu ileri sürülerek bir ay sonra sözleşmenin feshedileceği bildirilmiştir. Ancak bahse konu ihtarname soyut ibareler içermekte olup, üretim ortalaması belirlenirken davacı acenteye benzer hangi acentelerin baz alındığı, üretim ortalamasının davacı acentenin bulunduğu ilçe şartlarında ne olması gerektiği ayrıca acente portföyünün kaza branşı haricinde diğer branşlarda ortalamasının ne olması gerektiği belirtilmemiştir. Bu durumda, mahkemece, ihtarnamenin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup olmadığı, davacı acentenin üretim ortalamasını yakalaması için verilen sürenin acentenin bulunduğu ilçe şartlarında makul olup olmadığı konusunda, ilçe şartlarında diğer emsal acentelerin üretim ortalamalarını da değerlendiren bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.