Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/130 E. 2016/4750 K. 16.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/130
KARAR NO : 2016/4750
KARAR TARİHİ : 16.03.2016

Hırsızlık suçundan sanık …’ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 522 ve 81/2. maddeleri gereğince 5 yıl 7 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 10/02/2004 tarihli ve 2002/721 esas, 2004/71 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlü hakkında yeniden yapılan yargılama sonucunda 765 sayılı Kanun’un 493/1, 522 ve 81/2. maddeleri gereğince 5 yıl 7 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair.. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2015 tarihli ve 2014/177 esas, 2015/44 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/11/2015 gün ve 2015-22303/70680 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2015 gün ve 2015/364304 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, diğer sanık Serdar ile birlikte müştekiye ait işyerine şahsi çeviklik gerektirir şekilde, muhkem kapının asma kilitlerini kırarak girdikleri ve hırsızlık eylemini gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1 -b ve 143. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Kanun’un 116/2-4 ve 119/1 -c maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozmak ve anılan Kanun’un 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu; işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” müessesesi bakımından 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki durumlarına göre usulüne uygun şekilde uzlaşma tekliflerinin yapılması ve uzlaşma sağlandığı takdirde sonucuna göre sanık yararına olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, şikayetçinin iş yerinin kapı kilidini kırarak içerden hırsızlık yapması şeklindeki eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522, 81/2. maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 116/2-4, 119/1-c, 151/1.maddelerinin olaya ayrı ayrı uygulanması, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunda 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uygulanması gerektiğinden bu suçun uzlaşmaya tabi olmadığı, sadece mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılarak sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiği, ancak 27.01.2015 tarihli hükmün gerekçe bölümünde lehe olan Kanun’un belirlenmesi için yapılan karşılaştırmada 5237 sayılı TCK’nın ilgili hükümleri gereğince hüküm kurulması halinde aynı Kanun’un 142/1-b, 143.maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan da 116/4.maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedileceğinin belirtilmesi karşısında, sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522, 81/2.maddeleri uyarınca hükmolunan 5 yıl 7 ay 23 gün hapis cezasının sanık lehine olması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden, …..Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 27/01/2015 gün ve 2014/177 esas, 2015/44 sayılı hükme yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.