YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/21191
KARAR NO : 2016/18575
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
Tebliğname No : ….
Yapacak nitelikte emval veren ağaç kesme suçundan suça sürüklenen çocuk …., 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 91/1, 91/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 140,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine dair …. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/11/2013 tarihli ve … esas, … sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 16/10/2015 gün ve … sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/11/2015 gün ve…. sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre:
1- Dosya içerisinde bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- Sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 91/1, 91/4 ve 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddeleri gereğince hükmedilen 6 gün adlî para cezasından, aynı Kanun’un 62/1. maddesi gereğince yapılan indirim işlemi neticesinde, 5 gün adlî para cezası yerine, 7 gün adlî para cezasına hükmedilerek hesap hatası yapıldığı, bu hatayı takiben anılan Kanun’un 52. maddesi gereğince paraya çevirme işlemi neticesinde de, 100,00 Türk lirası yerine, 140,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararının kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden,….Sulh Ceza Mahkemesinin 26/11/2013 tarihli ve … esas, … sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre yeniden uygulama yapılarak, sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 91/1-4 ve 5237 sayılı TCK’nın 31/3 maddeleri uyarınca 4 ay hapis 6 gün adli para cezasına hükmolunmuş olmakla, bu ceza üzerinden TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılarak 3 ay 10 gün hapis 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay 10 gün hapis cezasının sanığın suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşıldığından TCK’nın 50/1-a ve 52/2 maddeleri maddeleri uyarınca günlüğü takdiren 20 TL’den paraya çevrilerek sanığın 2.000 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA, 5 gün adli para cezasının TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20 TL’den paraya çevrilerek sanığın 100 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA, sonuç cezanın niteliğine göre, TCK’nın 51. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün karardan çıkarılmasına, karardaki diğer yönlerin aynen saklı tutulmasına, infazın 2.000 TL ve 100 TL üzerinden yapılmasına, 26/05/2016 tarihinde Daire Üyesi…. değişik gerekçesiyle oybirliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık kanun yararına bozma yolunda, mahkum olunan hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırımlardan birisine karar verilmesinin doğrudan denetim muhakemesi mercii olarak Yargıtay tarafından yerine getirilip getirilmeyeceğine ilişkindir.
I- Bilindiği üzere TCK’nın 50/3. maddesi, belirli yaş grupları için aynı maddenin birinci fıkrasına göre seçenek yaptırımlar getirmiştir. Belirtilen fıkrada altı ayrı seçenek yaptırım öngörülmüştür. Seçenek yaptırım belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir konudur. Cezanın kişiselleştirilmesini ise ancak ceza muhakemesinde sanıkla doğrudan yüz yüze gelen, onun kişiliğini değerlendirebilme imkanına sahip olan ilk derece mahkemesi yapabilecektir. Denetim mahkemesi mercii olarak Yargıtay ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygunluk yönünden denetleme yetkisine sahip ise de cezanın kişiselleştirilmesine karar vermek hususunda bir yetkiye sahip değildir. Aksinin kabulü, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan “vicahilik (yüzyüzelik)” ilkesinin inkarı anlamına gelebilecektir. Gerçekten sanıkla birebir şekilde, yüzyüze gelmemiş bir adli merciinin sanığın kişiliği hakkında bir vicdani kanaate ulaşması mümkün değildir. Bu itibarla, cezanın kişiselleştirilmesi gibi, doğrudan sanığın kişiliğine dair olguları değerlendirerek vicdani kanaat ile karar vermeyi gerektirecek bir konuda denetim mercii olarak Yargıtay’ın karar verme yetkisi bulunmamaktadır.
II- Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4-d maddesinde kanun yararına bozma yolunda Yargıtay Ceza Dairelerince doğrudan hüküm verilebilcek haller sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlardan ilki “hükümlünün cezasının kaldırılmasının gerekmesi” ikincisi ise “daha hafif bir cezanın verilmesinin gerekmesi” halidir.Yargıtay Ceza Dairelerinin bu anlamda hükümlü hakkında hükmolunan cezayı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birisine çevirmek yetkisi anılan düzenlemede yer almamaktadır. Bu itibarla olağanüstü kanun yolunda tanınmayan bu yetkinin yargısal içtihatlarla kabul edilmesi hukuka aykırıdır.
Bu itibarla somut uyuşmazlıkta sanık hakkında TCK’nın 50/3. maddesi gereğince sadece “hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiği” müteakip işlemlerin ise cezanın kişiselleştirmesini yapan mahkemece yapılmasına karar verilmesi gerekli iken; denetim muhakemesi yapan Yargıtay Ceza Dairesince adeta ilk derece mahkemesinin yerine geçerek cezanın kişiselleştirmesine dair bir kararın doğrudan Yargıtay tarafından verilmesi hukuka aykırıdır.
Sayın çoğunluğun görüşüne sözü edilen değişik gerekçeyle katılamıyorum.