YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32847
KARAR NO : 2015/34816
KARAR TARİHİ : 17.12.2015
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, tazminat ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışma ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının diğer davalı şirket ile belirli süreli iş sözleşmesi imzaladığını ihbar tazminatını hak edemeyeceğini, işin mesai saatleri içinde tamamlandığını, izin haklarını kullandığını, yeni alt işveren nezdinde çalışmaya devam ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı… vekili, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, yeni ihale döneminde işi başka şirketin aldığım, davacı ve bir çok çalışanın bu yeni şirkette çalışmaya devam ettiğini, alacakların muaccel hale gelmediğini ve isteklerinin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, Dairemizin 30.04.2015 tarihli ilamıyla, özetle, “…Somut olayda işverence düzenlenmiş çalışma düzenini gösterir yazılı bir belge sunulmamış ve fazla çalışma konusunda tanık anlatımları ile sonuca gidilmiştir. Tanık anlatımlarına göre davacının tüm hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışma yaptığı anlaşılmakdır. İşin fazla çalışmayı gerektirip gerektirmediği konusunda tanık beyanları değerlendirilirken işin niteliği itibariyala fazla çalışmayı gerektiren bir iş olup olmadığının da dikkate alınması ve tanık beyanlarının da bu konuda denetlenmesi gerekir. Bu konuda gerekirse tanıklar yeniden dinlenerek günlük fiili çalışmanın nasıl gerçekleştiği konusu tereddüte yer vermeycek şekilde aydınlatıldıktan sonra fazla çalışma olgusunun bulunup bulunmadığı belirlenir. Öte yandan ihale sözleşmeleri ve şartnamelerde sayaç sökme takma, enerji kesme-açma, endeks okuma işlemlerinin el bilgisayarı (…) ile yapılacağı, yapılan işlemlerin içeriklerinin bu yolla üzerinden Müşteri Bilgi Sistemi (…) aktarılması öngörülmüştür. Davalının bu yöndeki itirazları da dikkate alınarak el bilgisayarlarının dökümleri ile iş planları getirilip incelenerek gerektiğinde uzman bilirkişiden görüş alınıp iş yerindeki çalışma saatleri belirlenmek suretiyle yapılan işin fazla çalışmayı gerektirip gerektirmediği somutlaştırıldıktan sonra varsa bu konudaki alacağın belirlenmesi gerekir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada,daha önceden mevcut dava ile aynı mahiyette benzer davalarda ilgili mahkemelerce verilen kararların Yargıtay 22. Hukuk Dairesi tarafından onanmasına karar verildiği, Yargıtay onama kararlarının kesin delil mahiyetinde olduğu, davalılara müzekkere yazılmasına rağmen, fazla mesailere dair belgeleri göndermedikleri, buna göre davacı tarafından fazla mesai yapıldığının ispatlandığı gerekçesiyle ilk kararda direnilmesine karar verilmiştir.
Direnme kararı süresi içinde davalılarca temyiz edilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na 6352 sayılı Kanunu’nun 40. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca Dairemizin, direnme kararını öncelikle inceleme yetki ve görevi olduğu anlaşılmakla yapılan inceleme sonucunda, her ne kadar Mahkeme kararı yazılı gerekçeyle Dairemizin 30.04.2015 tarihli kararıyla bozulmuş ise de, tanıkların yargılama aşamasında alınan beyanlarında mesai saatleri ile ilgili açık beyanda bulunduklarından bu konuda yeniden dinlenmelerine gerek olmadığı gibi,… belgeleri ile mesai saatlerine ilişkin diğer belgelerinde, yargılama aşamasında davalılara verilen kesin sürelere rağmen davalılarca dosyaya sunulmadığı görülmekle, direnme kararının bozma gerekçesine göre uygun bulunmasıyla, Dairemizin 30.04.2015 tarihli bozma ilamının ortadan kaldırarak; dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.