YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22784
KARAR NO : 2014/14180
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-) Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin aynı hükümde iki kez belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul olarak kabul edilmiştir.
5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden , somut olayda uygulanma koşulları oluşmadığı halde verilen cezada TCK’nun 145. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delilere, gerekçeye hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-) Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ;
Hırsızlık suçu yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında yaşı nedeniyle indirim uygulanırken maddesinin; 5237 sayılı TCK.nun 31/3 yerine 31/2 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak kabul edilmiştir.5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden , somut olayda uygulanma koşulları oluşmadığı halde verilen cezada TCK’nun 145. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesinde “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK.nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde, diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından “ tedbir hükümlerine mazeretsiz olarak uymadığı takdirde cezanın infaz edileceğinin ihtarına” bölümünün çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-) Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Dosya içinde mevcut 04.05.2011 tarihli görgü tespit tutanağında ve 05.05.2011 tarihli olay yeri inceleme tutanağında, çalınan alüminyum kapının alındığı bodurum kapısının üzerinde kilit sisteminin bulunmadığı, çalınan malzemeler dışında herhangi bir zarar ve ziyanın bulunmadığının belirtildiği , yakınanın 20.07.2011 tarihli oturumda alınan beyanında da kendisine teslim edilen çalınan mallar nedeniyle 350 TL zararının bulunduğunu belirttiğinin anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı tanışır mal olması halinde, ayrıca mala zarar verme suçundan da ceza verilmemesi gerektiği ancak hırsızlık eylemi gerçekleştirilirken suça konu mal dışında bir başka eşyaya zarar verilmiş ise, mala zarar verme suçu ayrıca gerçekleşeceği hususu gözetilmeksizin ayrıca mala zarar suçundan da hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 21.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.