YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/27390
KARAR NO : 2016/7582
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma, resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın ve faili meçhul sanıkların kullandıkları aracın dosya içerisinde bulunan GPRS bilgilerine göre yakınana ait işyerinin bulunduğu sokağa saat 03:16 sularında geldiklerinin tespiti karşısında sanığın hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma eylemlerini gece sayılan zaman dilimi içinde işlediği nazara alınmadan sanık hakkında TCK’nın 143. ve 116/4 maddelerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
Sanık hakkında resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile arama tutanağı içeriklerine göre hırsızlık suçu nedeniyle yakalanan sanığın kimliğinin üzerinde olmadığı, kendisini … olarak tanıttığı, Cumhuriyet savcısı ile yapılan görüşme ve alınan emirler ve bu emirlere göre düzenlenen tutanağın anlatım bölümünde üzerinde kimliği bulunmayan sanığın kendisini … oğlu …nufüsuna kayıtlı … olarak bildirildiği, UYAP üzerinden alınan sanığın nüfus aile kayıt örneğinde sanığın tutanak içeriğinde belirttiği bilgilerin sanığın kardeşi …’a ait olduğunun anlaşılması karşısında sanığın işlediği bir suç nedeni ile kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacı ile gerçekte var olan bir kişinin kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 268/1. maddesi aracılığıyla anılan Kanun’un 267/1. maddesi kapsamında iftira suçunu oluşturacağı gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde yalan beyanda bulunmak suçundan hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.