Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/2173 E. 2016/5229 K. 22.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2173
KARAR NO : 2016/5229
KARAR TARİHİ : 22.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/2. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun’un gösterdiği usullere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesinin gerektiği, aksi halde aynı Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın mahkemeye bildirdiği ancak daha önce Kanun’un gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmamış adresine aynı Kanun’un 35. maddesine göre yapılan 20/07/2011 tarihli tebligat işleminin geçersiz olduğu, öğrenmekle sanığın ileri sürdüğü 16/06/2014 tarihli isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, müştekiye ait kapıları kilitli aracı çalması biçimindeki eyleminin, TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı madde ve fıkranın e bendi ile uygulama yapılması, her iki bentte öngörülen cezaların aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden; sanığın hırsızlık eylemini gece sayılan zaman dilimi içinde işlemesine rağmen sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmamış olması ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, park halindeki aracın kapısının kilidini kırıp düz kontak yapmak suretiyle çalması şeklinde gerçekleşen eyleminde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması, başka bir ifadeyle sanığın çalmak istediği malı bulunduğu yerden aldığı sırada zarar vermesi halinde korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanığın ayrıca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.