YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22225
KARAR NO : 2016/7219
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
… ve müşterekleri ile …, … Belediyesi ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu … parsel sayılı taşınmazın kim oldukları bilinmeyen ve anlaşılmayan … adına kayıtlı olduğunu, davacılar lehine TMK’nun 713/2. maddesindeki iktisap koşullarının oluştuğunu açıklayarak, … adına olan tapu kaydının iptaline ve davacılar ile davalı … adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … vekili ve … vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, davalı … savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, taşınmazın … parsel numarası ile 1/8 hissenin … ve 7/8 hissesinin … adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazda davalıların malik olmadıkları, davanın tapu maliklerine yöneltilmesi gerekirken husumeti yöneltmede hata yaptıkları gerekçeleriyle pasif dava ehliyeti bulunmayan davalılara karşı açılan davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK’nun 713/2. fıkrasında açıklanan tapu kütüğünde maliki kim olduğu anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK’nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir.
-//-
Davada TMK’nun 713/2. maddesine dayanılarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulduğuna göre, bu tür davalarda, davanın kayıt malikine, kayıt maliki ölmüşse mirasçılarına yöneltilmesi gerekli olup kayıt malikinin veya mirasçılarının belirlenememesi halinde TMK’nun 501. maddesi uyarınca son mirasçının … olması, ayrıca tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olması nedeniyle …’nin davada taraf sıfatını alması gereklidir. Bu sebeple dayanılan sebepler ve dosya kapsamına göre, eldeki davada … ve davalı … yönünden dava konusu taşınmazda tapu kayıt maliki olmadıkları gerekçesiyle pasif taraf ehliyetleri bulunmadığından husumetten ret kararı verilmesi doğru ise de, TMK’nun 713/2. fıkrası gereğince …ye karşı dava açılması yerindedir.
Öyleyse Mahkemece; TMK’nun 713/2. maddesinde belirtilen hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalarda, bu tür davaların niteliği ve özelliği gereği husumetin yargılama sırasında tamamlanması mümkün olduğundan, davanın öncelikle dava konusu taşınmazda tapuda nizalı payların kayıt malikleri olan “…. ve …’a husumet yöneltilmesi, bu kapsamda, anılan şahısların sağ olup olmadıklarının ve vefat etmiş iseler varsa mirasçılarının kesin bir biçimde saptanabilmesi için hasımlı (hasım … olmak üzere) mirasçılık belgesinin alınıp dosyaya konulması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması; mirasçılık belgesine göre belirlenecek yöntem ile taraf teşkili sağlanarak davanın yürütülmesi, tebligatlar yönünden 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerinin gözönünde tutulması, dava dilekçesinin …. ve … oğlu …’a, vefat etmiş ise varsa mirasçılarına tebliğ ettirilmesi, böylece taraf teşkilinin sağlanması, bundan ayrı tapulama çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaza uygulanan … tahrir numaralı vergi kaydı ile revizyon gören tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tedavülleri ile birlikte bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına alınması, malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması halinin; taşınmazın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli bilginin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olması (HGK’nun 10.04.1991 tarih ve 1991/8-51 E., 194 K. sayılı ilamı), kütükteki bilgi ve belgelerden gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde ve malik sütununun boş bırakılması, malik adının müphem ve yetersiz gösterilmesi, malik adının silinmiş ve yenisinin yazılmamış ya da hayali ismin yazılmış olması gibi hallerde malikin tapu kütüğünden anlaşılamadığı sonucuna varılacağı, diğer yönden; kayıt malikinin veya mirasçılarının ve bunların adreslerinin bilinmemesi, tanınmamaları, kendilerine tebligat yapılamamış olması, o kişinin bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmeyeceği de gözetilerek, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklamalar dikkate alınarak inceleme ve araştırma yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi uyarınca uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.