Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/6346 E. 2016/7221 K. 20.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6346
KARAR NO : 2016/7221
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

… ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının reddine dair … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, ortaklığın giderilmesi davasına konu … parsel sayılı taşınmaz üzerinde, ekli krokide 106 ve 104 sayıları ile işaretli binalar ile 60 adet narenciye fidanı ve bahçe içerisindeki kuyunun kendisine ait olduğunu açıklayarak, keşif sırasında tespit edilecek bina ve ağaçların kendisine ait olduğunun tesptine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece; davacının dava dilekçesinde birçok şahsı dava ettiği, davalı olarak gösterilen …’ın 2008 tarihinde, davalı …’ın ise 1994 tarihinde ve dava tarihinden önce öldükleri, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gibi ıslah yolu ile de ölü kişinin mirasçılarının davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın usuleden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı … parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet halinde dava dilekçesinde adı geçen bir kısım davalılar ve eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi … sayılı dosyada davalı olarak gösterilen kişiler adına kayıtlı olduğu, birleşen davada tapu malikleri ve aynı zamanda …’ın mirasçıları …, …, …, … ile … mirasçıları …, … ve …’un davalı olarak yer aldıkları görülmüştür. Bu nedenle Mahkemece, davalılar …’ın dava tarihinden önce öldükleri, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Ancak; dava konusu taşınmazın tapu kaydında pay sahibi olan … (10.03.1951 ölüm,) …; … (… 1943 ölüm), … (19.11.1958 ölüm) ve …’in davada yer almadıkları görülmüştür.
.//..

Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; muhdesat aidiyetinin tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin davada taraf olmaları gerekmektedir. Açıklandığı üzere dava açılırken taraf teşkili sağlanmamış ise de; birleşen dava ile … ve … mirasçıları ile …, … oğlu’na karşı dava açıldığı, … (10.03.1951 ölüm), Mehmet: Hüseyin oğlu (…Kanlı 1943 ölüm), … (19.11.1958 ölüm) mirasçıları ve … yönünden taraf teşkilinin sağlanmadığı görülmektedir. Mahkemece; 6100 sayılı HMK’nun 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ve 124/3 ve 4. maddeleri uyarınca davacı tarafa taraf teşkilinin tamamlanması konusunda süre ve imkan tanınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde taraf teşkilinin sağlanması, davaya katıldıkları takdirde delillerini sunmaları konusunda kendilerine süre ve imkan tanınması, davanın tespit davası olması nedeniyle davanın görülmesinde güncel hukuki yararının bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, tarafların gösterdikleri ve gösterecekleri tüm deliller çerçevesinde istek hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın temyiz ieden davacıya iadesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.