YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20365
KARAR NO : 2016/4248
KARAR TARİHİ : 09.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriği ve mahkemenin de kabulüne göre, sanıkların müştekinin işyerinden laptop, televizyon ve 30 TL para çaldıkları, televizyonu hakkında suç eşyasını satın alma suçundan beraat kararı verilen diğer sanık …’e sattıkları, laptopu ise aynı kişiye emaneten bıraktıkları ve yakalandıklarında çalmış oldukları laptop ve televizyonu satmış oldukları yeri göstererek müştekiye iadesini sağladıkları, çalınan 30 TL paranın ise ele geçmediği ve kovuşturma aşamasında sanıklardan …’ın müştekiye 100 TL ödemede bulunduğu olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas -2013/106 Karar sayılı 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceğinden ve kısmi iadenin de kovuşturma aşamasında sanık … tarafından sağlanması karşısında, sanıklar … hakkında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık koşulları oluşmadığı gibi kısmi iadeyi sağlayan sanık … açısından da müştekiden kısmi iadeye açık rızasının bulunup bulunmadığı sorulmadan ve kapı kilit göbeğinin kırılması nedeniyle oluşan maddi zararın tamamen giderilip giderilmediği de netleştirilmeden hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması ve sanıklar hakkında TCK’nın
116/2. maddesi uyarınca belirlenen temel hapis cezasının 6 ay yerine, 4 ay olarak tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, hükmün gerekçesinde sanıkların eylemi işyeri dokunulmazlığını bozma olarak kabul edildiği halde, uygulama maddesinin TCK’nın 116/2. maddesi yerine, 116/1 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 09/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.