Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/24722 E. 2016/4264 K. 09.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24722
KARAR NO : 2016/4264
KARAR TARİHİ : 09.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Yakınanın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde suça sürüklenen çocuğun işyerinin havalandırma penceresinden girdiği sırada daha önceden gördüğü için tanıdığını beyan ettiği, suça sürüklenen çocuğun soruşturma evresinde alınan ifadesinde hakkında beraat kararı verilen suça sürüklenen çocuk …’ın iş yerinde kamera bulunması halinde tanınmaması için kendisine kar maskesi verdiğini, kendisinin ise maske olarak değil bere gibi takarak kullandığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesi yerine, suç vasfında yanılgılı uygulama ile aynı Kanun’un 142/2-f maddesi gereğince hüküm kurulması,
2- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan, aynı Kanun’un 35/3. maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de gösterilmeden yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Suça sürüklenen çocuğun yakınana ait işyerinde yakalanmasından sonra psikiyatri uzmanı tararfından düzenlenen genel adli muayene raporunda farik mümeyyiz olduğu, tekrarlayıcı suç teşkil eden olaylara karıştığından davranış bozukluğuna yönelik çocuğun ergen psikiyatri bölümün yatırılarak rehabilitasyon ve tedavi açısından değerlendirmeye uygun olduğunun belirtilmesi karşısında, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca işlediği hırsızlığa teşebbüs ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçları bakımından fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca, mahkemesince baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.