Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/4238 E. 2016/9920 K. 25.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4238
KARAR NO : 2016/9920
KARAR TARİHİ : 25.05.2016

Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f ve 62. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2012 tarihli ve 2010/131 esas, 2012/98 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince yapılan uyarlama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1-2. maddesi uyarınca katılanın 323,00 Türk Lirası zararını kararın kesinleşmesinden itibaren 2 ay içinde katılana ödemesi şartıyla ertelenmesine dair aynı Mahkemenin 08/04/2013 tarihli ve 2012/481 esas, 2013/222 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 24/12/2014 tarihli ve 2014/651 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/01/2016 gün ve 2015-E.2657/8777 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/02/2016 gün ve 2016/47143 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. Maddesinde “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” şeklinde yer alan düzenleme nazara alınarak, benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20/01/2015 tarihli ve 2014/33699 esas, 2015/205 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanığa bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanacak olan cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, sanık hakkında çıkartılan ihtarlı davetiyenin bila tebliği iade edildiği ve duruşma günü tebliğ edilmeden yokluğunda yargılamanın sonlandırılıp hakkında mahkumiyet hükmü tesis edildiği gözetilerek, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden ve bilirkişi tarafından normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç olarak hesaplanan zarar miktarı ile kurum tarafından talep edilen miktar arasında bariz bir fark bulunması karşısında, bilirkişi tarafından hesaplanan 323,22 TL tutarındaki zararı karşılaması halinde, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair sanığa bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verilip, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanık hakkında çıkartılan ihtarlı davetiyenin bila tebliği iade edildiği gözetilerek itirazın kabulüne karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, … Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 24/12/2014 gün ve 2014/651 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 25/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.