YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3082
KARAR NO : 2016/7795
KARAR TARİHİ : 25.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- O yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının, 11/11/2015 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nın 310/3 maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra 16/12/2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından; sanık … hakkında ise hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık …’in aşamalarda alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek Nevşehir iline hiç gitmediğini beyan ettiği, sanık …’ın da aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçu tek başına işlediğini, yanındaki kişinin Kemal olmadığını, Adana’dan Nevşehir’e giderken yolda bir kişinin el kaldırdığını bu kişiyi aracına aldığını daha sonra bilmediği yerde indirdiğini beyan ettiği, tanık … her ne kadar soruşturma aşamasında, 19/11/2014 tarihli teşhis tutanağında PTS kamera görüntüsündeki aracın ön yolcu koltuğunda oturan şahsın … olduğunu beyan etmiş ise de; yargılama aşamasında, “…poliste ifade verirken bana bir resim gösterdiler, kardeşimi tanıdım, diğeri net olarak görünmüyordu, kim olduğunu sordular, kardeşim kazalı araba işi yaptığı için onunla birlikte bu işlerle uğraşan arkadaşı … olabilir şeklinde bir beyanım oldu, onun haricinde kesinlikle bu …’tur demedim…” şeklinde beyan bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın teşhise esas olmak üzere fotoğrafları temin edilerek, gerektiğinde büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle olay tarihinde sanık …’ın kullandığı araç ile Nevşehir iline girdiği ana ilişkin PTS kamera görüntüleri değerlendirilerek, (dosya içerisinde bulunan PTS kamera görüntüsünün teşhise elverişli olmaması nedeniyle bu görüntünün aslı, dosya içerisindeki CD’lerin içerisinde bulunmadığı takdirde ilgili birimden yeniden temin edilmek suretiyle) görüntülerdeki kişinin sanık … olup olmadığına ilişkin kriminal laboratuvardan rapor alınması, ayrıca görüntülerin duruşmada da izlenmesi ve sonucuna göre tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2- (1) numaralı bozma bendi doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda, verilecek karara göre sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 116/1 yerine aynı Kanun’un 116/2 maddesi olarak gösterilmesi,
4- Sanık … müdafiinin, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın, 5237 sayılı TCK’nın 50/2. maddesi gereğince adli para cezası dışında aynı Kanun’un 50/1. maddesinde sayılan diğer seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin denetime olanak verecek şekilde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.