Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/4036 E. 2016/9116 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4036
KARAR NO : 2016/9116
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1 -b, 116/2 ve 151/1. maddeleri gereğince 3 yıl hapis, 9 ay hapis ve 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair … 16. Asliye Cezâ Mahkemesinin 18/07/2013 tarihli ve 2011/470 esas, 2013/567 sayılı kararının Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 01/07/2015 tarihli ve 2014/26630 esas, 2015/12271 karar sayılı ilami ile onanması sonucu kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 27/10/2015 tarihli ve 2011/470 esas, 2013/567 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/11/2015 tarihli ve 2015/892 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 08/02/2016 gün ve 94660652-105-35-782-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/02/2016 gün ve 2016/71319 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı ilamında mahkemece incelenmeyen ve kararda değinilmeyen delillerin yeni delil niteliğinde olduğunun belirtildiği, bu nedenle dosyanın diğer sanığı olan ve hakkında Mahkemesince beraat kararı verilen …’in 29/09/2015 ve 12/11/2015 tarihli dilekçelerinde söz konusu suçları kendisinin işlediğini, hatta hırsızlık sonucu elde edilen iki adet harddiskin kendi evinde bulunduğunu, bilgisayarları format attırması için sanık …’ya bıraktığını, … bilgisayarlarla yakalanınca kendisini aradığını tutuklanma korkusuyla suçunu ikrar ettiği şeklindeki beyanlarının yeni delil niteliğinde olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi kapsamında, yapılacak yeni değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak delillerin sanık lehine kabule değer olabileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı kararına göre, incelemenin daha önce Yüksek Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 01/07/2015 tarih ve 2014/26630 esas, 2015/1271 karar sayılı kararı ile yapılıp ve dosyanın incelemeyi yapan dairece
neticelendirilmesinin gerektiği gözetilerek, kanun yararına bozma incelemesinde, Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesinin görevli olması nedeniyle Daire’mizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 12/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.