Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/4229 E. 2016/7808 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4229
KARAR NO : 2016/7808
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Dosya içerisinde bulunan 02/01/2016 tarihli olay yeri inceleme raporunda, suça konu eşyaların camları ve kapıları takılmış inşaatın zemin katından 5. katına kadar karşılıklı dairelerden alındığının belirtildiği, yine raporun ekinde bulunan ve içerisinde olay yeri görüntüleri bulunan CD’nin incelenmesinde de, suça konu yerin kapı ve pencereleri takılmış, bina vasfını haiz bir yer olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, suça konu yerin bina vasfını taşımadığı kabul edilerek yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereğince hüküm kurulması,
2- 02/01/2016 tarihli kolluk görevlileri tarafından tutulan yakalama tutanağına göre, sanıkların şüphe üzerine yakalandıklarında suçlarını ikrar edip, suça konu eşyaları (kalorifer vanaları, musluk bataryaları, kalorifer kollektörü) çaldıkları yeri kolluk görevlilerine söyledikleri ve suça konu eşyaların da, henüz başvurusu olmayan katılana teslim edildiği; olay yeri inceleme raporunda suça konu eşyaların kesilmek suretiyle çalındığının belirtildiği, yine katılanın aşamalarda alınan beyanında da hırsızlık suçu nedeniyle 5000 TL zararının
bulunduğu ve zararının giderilmediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında; gerçekleşen kısmî iade nedeniyle katılandan, kısmî iade hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- Konya Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2016/72 sırasında kayıtlı olan ve 08/01/2016 tarihli iddianame ile müsaderesi talep edilen emanet eşyası hakkında bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine; 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.