YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1524
KARAR NO : 2016/5713
KARAR TARİHİ : 30.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların 21.12.2015 tarihli temyiz dilekçesinde temyiz istemi ile birlikte eski hale getirme talebinde de bulunduğu ve temyiz aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında karar verme yetkisinin CMK’nın 42/1. maddesi uyarınca temyiz merciine ait olması nedeniyle mahkemenin sanıklar hakkındaki 23.12.2015 tarih, 2015/500-1125 sayılı temyiz ve infaz durdurma talebinin reddine dair ek kararlarının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 30/1. maddesine göre adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Somut olayda, sanıkların sorgu sırasında bildirdikleri bilinen son adreslerine yapılan tebligat parçaları üzerinde adresin dağıtım saatinde kapalı olduğu, muhatapların en yakın komşusundan sorulduğu, komşunun beyanı üzerine sanıkların(muhatapların) çarşıda olduğunun anlaşılması üzerine tebligatların mahalle muhtarına teslim olunduğu yazılı ise de, tebligat parçaları üzerinde mahalle muhtarının imzası bulunmadığından, sanıklara yapılan 05.11.2015 tarihli tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşıldığından, sanıkların eski hale getirme talebinin kabulü ile 21.12.2015 tarihli tarihli temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinin birlikte uygulanması halinde suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olduğu anlaşıldığından, CMK’nın 150/3. maddesine göre sanıklara zorunlu müdafii tayin edilerek savunmalarını müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devamla savunma hakkının kısıtlanarak hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, hükmün infazının durdurulmasına, sanıklar başka suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse bu suçlardan TAHLİYESİNE, 30/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.