YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22085
KARAR NO : 2016/5788
KARAR TARİHİ : 29.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Kilitli aracın düz kontak yapılarak çalınması biçimindeki eylemin TCK’nun 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
Sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak:
Doğrudan hükmedilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının infaz rejimlerinin farklı olması nedeniyle içtima edileceğine ilişkin TCK’da hüküm bulunmadığı gözetilmeden farklı nitelikteki adli para cezalarının toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki sonuç cezanın hapis cezasından çevrilme 4500 TL Adli Para Cezası ve 2000 TL Adli Para Cezası” olarak düzeltilmesine karar verilmesi suretiyle; diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise:
Sanığın savunması alınmadan, birleşen dosyada tanık sıfatıyla alınan beyanına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK’nın 147 ve 191.maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 29.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.