YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/29572
KARAR NO : 2014/26530
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 35/1-2 ve 31/2 maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca cezalarının ertelenmesine ve 1 yıl müddetle denetim altında bulundurulmalarına dair … Çocuk Mahkemesinin 23/06/2009 tarihli ve 2009/105 esas, 2009/746 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15.08.2014 gün ve 2014-16008/54472 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2014 gün ve 2014/300854 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesine göre fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının, aynı maddenin birinci fıkrasındaki yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu olduğunun gözetilmemesinde,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarihli ve 2012/1468-2013/101 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5395 sayılı Kanun’un 11. maddesi ve Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik’in 8. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada on iki yaşını bitirmiş on beş yaşını doldurmamış çocuklar ile on beş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması halinde mahkemece suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbire hükmolunabileceği gözetilmeden ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanıklar hakkında 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereğince tedbire hükmedilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Dosyada mevcut görgü ve tespit tutanağından, eylemin gece vakti 22.10 sıralarında gerçekleştirildiği anlaşıldığı halde suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezalarda, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılmadığı,
2- 5395 sayılı Yasa’nın 23. maddesinin, 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki ilk hali uyarınca üç yıla kadar hapis cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün bulunması, 5271 sayılı Yasa’nın 231. maddesinin 7. fıkrasındaki hükme benzer sınırlayıcı bir düzenleme içermemesi, zararın giderilmesi koşulunun çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde aranmayabilmesi ve suç tarihi itibarıyla 5560 sayılı Yasa’nın yürürlükte olmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden uygulanabilecek lehe hüküm olan 5395 sayılı Yasa’nın 23. maddesinin yasalaşan ilk hali uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre değerlendirme yapıldığı,hususları da belirlenmiş olup, bu yönlerden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.