YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8109
KARAR NO : 2015/488
KARAR TARİHİ : 02.02.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin bir kısım malvarlığı unsurlarının, hakim ortak olan müflis .. ile … arasında yapılan ve müvekkilinin de müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu protokol kapsamında belirlenen borçların ödenmemesi üzerine satıldığını ileri sürerek, bu tutarın adı geçenin iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu edilen alacakların, davacı şirketin Fon’a devredilen dava dışı …’ye olan kredi borçlarından kaynaklandığını; davacının kendi borçları için bir başkasından alacak talep edemeyeceğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin, kullandığı krediler ve …’nin Fon’a devredilmesi nedeniyle kamu borçlusu durumunda bulunduğu ve satışı yapılan varlıklarına ilişkin olarak müflisin sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının iddiası müvekkilinin mal varlığı değerlerinin satışı suretiyle ödenen borcun, müflis …r’le dava dışı … arasında yapılan ödeme protokolünden doğan ve müvekkilinin de birlikte üstlendiği borç olduğu; davalının savunması ise haczedilerek satılan davacıya ait malların bedelinin, bizzat davacının …’den kullandığı ve kaynak aktarımı niteliğinde olan kredi borcundan ibaret bulunduğu yolundadır. Oysa mahkemece bu yönde hiç bir araştırma yapılmamıştır.
Öte yandan, her ne kadar davalı iflas idaresi Fon’un önerisiyle atanan kimselerden oluşuyor ve Bankacılık Kanunu’nun 110/son maddesinin atfı ile aynı Yasa’nın 106. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yetkili organ kararları Fon Kurulu’nca alınıyorsa da dosyanın davalısı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olmayıp, iflas idaresidir.
Bu durumda mahkemece davacının talebinin birlikte borç üstlenme nedeniyle oluşan iç ilişkiye yönelik olduğu da gözden kaçırılmadan iddia ve savunma üzerinde durulmak ve davalı yanın savunmasına itibar edilmesi gerektiğinin anlaşılması halinde davacının adı geçen bankaya olan borcunun da belirlenmesi suretiyle bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.