YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16903
KARAR NO : 2016/5436
KARAR TARİHİ : 24.03.2016
Kasten silahla yaralama, nitelikli hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e, 142/1 -b, 143, 35, 116/1-4 ve 151/1 maddeleri uyarınca; 1 yıl 6 ay hapis, 3 yıl hapis, 3 yıl hapis ve 3 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanığın anılan Kanun’un 53/1. maddesinin a, b, d ve e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde gösterilen haklardan ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına dair ….Asliye Ceza Mahkemesinin 08/08/2007 tarihli ve 2007/646 esas, 2007/638 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10.07.2015 gün ve 2015-14784/47211 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2015 gün ve 2015/261605 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilen bölümler nazara alınarak hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, …. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 08/08/2007 gün ve 2007/646 E 2007/638 K sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; TCK’nın 53. maddesinin 1- c bendinde belirtilen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına,hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 24/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.