Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2014/7682 E. 2015/7856 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7682
KARAR NO : 2015/7856
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı arsa sahibi vekili, sözleşme gereği iki daire ve bir dükkan ile buna bağlı bodrumun süresinde teslim edilmediğinden gecikme tazminatı ödenmesi gerektiğini, bodrum katın ise projesinde otopark olarak düzenlenmesi nedeniyle teslim edilemeyeceğinden dükkanın bodrumsuz teslimi nedeniyle değer kaybı oluştuğunu ileri sürerek, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yüklenici vekili, inşaatın süresinde bitirilerek tapuyu vermek istemesine rağmen davacının yurt dışında ikamet ettiği için tapu verilemediğini, davacıdan kaynaklanan sebeple teslimin mümkün olmadığını, davacıya ait dükkanın bodrumsuz yapılmasının ise… Belediyesinin otoparkı zorunlu tutmasından kaynaklandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 19.103,00 TL değer kaybının dava ve ıslah tarihleri dikkate alınarak yasal faizi ile birlikte, ayrıca 10.197,00 TL kira kaybı alacağının ise inşaatın teslim edilmesi gereken tarih olan 30.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı yüklenici vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı arsa sahibi kira alacağı yönünden teslim tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan borçlarda, taraflar arasında kesin bir vade kararlaştırılmamış ise, borçlunun BK’nın 101. (TBK’nın 117.) madde hükmüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren temerrüt faizi yürütülebilir. Bu tür bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için muaccel olması yeterli olmayıp, karşı tarafın ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir. Somut olayda davalı yüklenicinin arsa sahibince temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece kira alacağı bakımından dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yerine, teslim tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMUK’nın 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile, hükmün 1. fıkrasının (b) bendindeki “ise” kelimesinden sonra gelmek üzere “dava” kelimesinin yazılmasına, parantez içindeki “(inşaatın teslim edilmesi gereken tarih olan)” kelimeleri ve sonra gelen “30.10.2011” tarihinin hükümden çıkarılmasına, HMUK’nın 438/VII. maddesi gereğince hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.