Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/12805 E. 2016/6475 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12805
KARAR NO : 2016/6475
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davacının davalı işyerinde 02.02.2013 – 24.02.2013 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerinde bulaşıkçı olarak çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işyerince düzenlenen işe giriş bildirgesi ve davalı Kurum’a bildirilen çalışma bulunmadığı, davalı işyerinin 01.06.2007 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, bordro tanıkları tarafından davacının bir kaç gün çalışmasının olduğunun beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda; her ne kadar mahkemece tanık beyanları gereğince, davacının davalı iş yerinde iddia ettiği tarihler arasında hizmet ilişkisi ile çalıştığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmişse de; bordro yanıklarından … tarafından; tam olarak hatırlayamadığı bir tarihte davacının iki-üç gün kadar çalıştığının, yine bordro tanıklarından … tarafından; davacının davalı işyerinde bir-iki gün çalıştığının beyan edilmesi karşısında davacının davalı iş yerinde talep ettiği süreden kısa da olsa bir çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; re’sen seçilecek başka bordro tanıklarını dinlemek, her ne kadar zabıta tarafından komşu işyeri tanıklarının tespiti için yapılan araştırma sonuca davacıyı tanıyan olmadığının bildirildiği anlaşılmakta ise de; zabıtaya yeniden yazı yazarak talep edilen dönemde davalı işyerine komşu işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş çalışanların isimlerinin tespit edilmesini isteyerek bizzat beyanlarını almak ve böylece toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile davacının çalıştığı süreyi tespit ederek sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.