Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/16566 E. 2016/5581 K. 05.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16566
KARAR NO : 2016/5581
KARAR TARİHİ : 05.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne ecrimisil ve yıkım isteğinin reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacılar, kayden maliki bulundukları 4769 ada 5 sayılı imar parseline davalıya ait yapıların tecavüzlü olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemişler, yargılama sırasında oturumlardaki beyanlarında yıkıma da karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, mirasbırakanı tarafından mülkiyet alanına yapılan binaların imar uygulaması sonrasında dava konusu imar parselinde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, imar uygulaması neticesinde davalıya ait yapıların davacının imar parseli içinde kaldığı gerekçesi ile elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine, usulünce açılmış bir dava ve ıslah bulunmadığı gerekçesiyle yıkım isteğinin de reddine karar verilmiştir.
Dava sadece elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği ile açılmış olup yıkım istenmemiştir. Her ne kadar, Dairenin bozma kararında dava “elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil” davası olarak nitelendirilmiş ve “elatmanın önlenmesi ve yıkım isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden harcın alınması” gerektiğinden bahisle bozulmuş ise de, bozma kararında yıkımdan sözedilmesi maddi hataya dayalıdır. Maddi hata “usuli kazanılmış hak ilkesinin” istisnasını oluşturur. Başka bir deyişle maddi hataya dayalı bozma kararına uyulmuş olması taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğurmaz. Bu nedenle yıkım isteğinin reddi doğrudur.
Ayrıca, çekişmeli taşınmaza tecavüzün oluşumunda davalının bir kusurunun bulunmaması, kamusal bir tasarrufla gerçekleştirilen uygulama nedeniyle davalının iradesi dışında taşkınlığın gerçekleşmesi, başka bir deyişle, davalının 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesinin koruyuculuğundan yararlanması karşısında, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinden söz edilemiyeceğinden, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulmamış olmasın da bir isabetsizlik yoktur.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4.00.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.