Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/13105 E. 2016/6717 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13105
KARAR NO : 2016/6717
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, ödenen aylıkların kurumca istirdat talebinin reddine , eski hukuksal durumunun devamıyla Temmuz 2011 yılından itibaren birikmiş aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ve birikmiş aylıkların iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacıya yurtdışı hizmetleri borçlanması yapmaksızın 506 sayılı Kanun kapsamında 01.04.1988 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum tarafından davacının 1.4.1988-31.12.2010 tarihleri arasında yurtdışı çalışmaları bulunduğu gerekçesi ile bağlanan yaşlılık aylığının kesilerek, 22.04.2001-21.08.2011 tarihleri arasında ödenen 58.861,25 TL yaşlılık aylığının adına borç kaydedildiği, davacının 30.11.2010 tarihinde talebi üzerine 01.01.2011 tarihinden itibaren yeniden aylık bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının yurtdışı hizmetleri borçlanması yapmaksızın yaşlılık aylığı bağlanmış olmasına göre davacının yurtdışı çalışmaları nedeni ile yaşlılık aylığının kesilmeyeceği doğrudur. Ancak mahkemece davacıya aylığın kesildiği tarih itibari ile yeniden aylık bağlanmasına karar verilerek, davacıya 01.01.2011 tarihinde yeniden aylık bağlanmış olduğu gözönünde tutularak dava tarihine kadar birikmiş aylıkların hesaplanması gerekirken ve bu miktarın dava tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporunda belirlenen şekilde dava tarihini aşacak şekilde yapılan hesaplama sonucuna göre karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.