Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/30023 E. 2014/20772 K. 15.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30023
KARAR NO : 2014/20772
KARAR TARİHİ : 15.09.2014

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, suça sürüklenen çocuğa Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından “274 TL müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline” dair bölümün çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizine gelince;
I- Hırsızlık suçundan uygulama yapılırken temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karşın, gerekçe gösterilmeden TCK’nun 143. maddesi uyarınca en üst oranda artırım yapılması,
II- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı, hırsızlığa teşebbüs suçu nedeniyle de herhangi bir zararın bulunmadığı gibi koşullu düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceği ve bu itibarla 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesi gereğince ertelemeye ilişkin düzenlemelere göre daha lehe olduğu gözetilmeden suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “CMK’nun 231/7. maddesindeki düzenlemeye göre bir kamu davasında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması için maddenin 6/a,b,c maddelerinde hükme bağlanan objektif koşulların varlığı yanında hapis cezasının ertelenmemiş ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilmemiş olması gerektiğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına…” biçimindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ilesuça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.