YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4413
KARAR NO : 2016/11788
KARAR TARİHİ : 13.06.2016
T.C.
TARİHİ : 27/10/2015
NUMARASI : 2015/111-2015/578
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın TEDAŞ adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın TEDAŞ adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınmak sureti ile değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1) Kamulaştırma Kanununun 15. maddesi gereğince kamulaştırılan taşınmaza değerlendirme tarihine göre değer biçilmesi gerekir.
Bu durumda münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi olan 2015 tarihi itibariyle dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg. satış fiyatlarının ilgili resmi kuruluşlardan alınan verilere göre tespit edilmesi gerekirken, 2014 verilerinin esas alınıp dava tarihine güncellenmesi sureti ile metrekare birim değeri belirlenmesi,
2)Taşınmazın yüzölçümü, irtifak hakkının geçtiği alan dikkate alındığında irtifak nedeniyle meydana gelen değer düşüklüğü oranının (% 4,67) olması gerektiğinin düşünülmemesi,
3) Taşınmazın konumu, bilirkişi raporunda açıklanan özellikleri gözetildiğinde objektif değer artış oranın % 25′ den az olamayacağının düşünülmemesi,
4)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca dava dört ay içersinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 gün ve 2013/ 817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da gözetilerek acele kamulaştırma nedeniyle ödenen bedel düşüldükten sonraki bakiye bedele, 24/06/2015 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.