Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/20247 E. 2014/21473 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20247
KARAR NO : 2014/21473
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümlünün yokluğunda verilen kararın 01.11.2006 tarihli tebligat evrakındaki “7201 sayılı Kanuna göre tebliğ edildiğine” ilişkin yazıya dayanılarak süresi içerisinde temyiz edilmediği gerekçesiyle kesinleştirilmesine karar verilmiş ise de; tebligat evrakında hükmün 7201 sayılı Kanunun hangi maddesine istinaden ve ne şekilde tebliğ edildiğine ilişkin açıklık bulunmaması nedeniyle hükümlüye yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve geçersiz sayılması gerektiğinden hükümlünün öğrenme üzerine yaptığı 05.10.2006 tarihli karara yönelik temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın suç tarihinde yanında bulunan ancak kimlikleri belirlenenemeyen suç ortakları ile birlikte otobüse binen müştekinin cebinde bulunan para ve çekleri çalmaları ancak durumu fark eden müştekinin takibi sonucu sanığı yakalaması üzerine suç ortaklarından kimliği belirlenmeyen bir kişinin çaldıkları eşyaları getirerek müştekinin gömleğinin cebine koyması şeklinde gerçekleşen eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/6-7-son, 62 ve 522. maddelerinde tanımlanan hırsızlığa teşebbüs suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanunun 102/4. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-b, 35 ve 66/1-e maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanunun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve karar tarihi olan 05.10.2006 ile inceleme tarihi arasında, aynı Kanunun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş olması nedeniyle infaza başlanılmış ise infazın durdurulmasına, sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde salıverilmesi için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına bilgi edinilmesi amacıyla tahliye kararının bir örneğinin de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.