Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/1260 E. 2016/5146 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1260
KARAR NO : 2016/5146
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması ve iştirak nafakasının indirilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dava dilekçesinde; davalı ile boşandıklarını, boşanma ilamı ile davalı lehine aylık 500,00 TL yoksulluk ve velayeti davalıya verilen müşterek çocuk lehine 500,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, davalının gayriresmi olarak başka biri ile yaşadığını, bu birlikteliğini davacıya ifade ettiğini, davalının çalıştığını, boşanma davası sırasında çalışmasını gizlediğini, davacının harcamaları nedeni ile maaşının yetersiz kaldığını belirterek 500,00 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ve iştirak nafakasının 250,00 TL’ye indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, davacının nafakaları kabul ettiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalının ekonomik ve sosyal durumunda bir değişiklik olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalının elde ettiği gelir ile aldığı yoksulluk nafakası toplamı yoksulluktan kurtaracak düzeyde ise de, davalı asgari ücretle sigortalı olarak çalışmakta olup, bu iş garantili olmadığı ve devamlılık da arzetmeyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı için hükmedilen aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasının aylık 250,00 TL’ye indirilmesine ve iştirkak nafakasının indirilmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 176/4.maddesi hükmüne göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu hüküm gereğince mahkemece iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesi gerekmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Somut olayda; tarafların … Aile Mahkemesinin 01.10.2014 tarihli kararı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, davalı için 500,00 TL yoksulluk ve velayeti davalı anneye bırakılan müşterek çocuk için 500,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş olduğu ve kararın 08.12.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; tarafların 18.06.2010 yılında evlendikleri, davalının … kayıtlarına göre 2013 yılından beri sigortalı olarak çalıştığı, boşanma davasının yargılaması sırasında da sigortalı olarak çalışmaya devam ettiği ve gelirinin olduğu, davalının yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında şahsın iş buldukça asgari ücretle çalıştığı ve bir hafta önce işten çıkmış olduğu, davalının 03.03.2015 tarihinden işten ayrıldığı, boşanma davasının üzerinden henüz dört ay geçmiş olduğu ve davalının yoksulluk nafakasının kaldırılmasını veya indirilmesini gerektirecek nitelikte sosyal ve ekonomik durumunda değişiklik olmadığı anlaşılmaktadır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının ekonomik durumunda herhangi bir kötüleşme bulunmadığı, davalının da ekonomik durumunda herhangi bir artış ve iyileşme bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece yoksulluk nafakasının kaldırılması veya indirilmesi davasının da reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.