Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/12501 E. 2016/2979 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12501
KARAR NO : 2016/2979
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davalı vekili Av. .. . . geldi. Davacı vekili gelmedi. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın kullanımı için ruhsat alınamaması nedeniyle kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masraf bedelleri ve yoksun kalınan kardan oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne maddi tazminat isteminin kabulü ile 35.000 TL menfi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline, kar kaybına ilişkin müspet zarar talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacı arasında yapılan 04.06.2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile 158-165 no arası dükkanların kafeterya olarak kullanılmak üzere davacıya kiralandığını, ancak davalı kiralayan tarafından belediyeye tadilat projesi verilmediğinden ruhsat alınamadığı bu nedenle de kafeteryanın belediye tarafından mühürlendiği ve işyerinin halen kapalı olup davacının gelir kaybının ve kiralananda davacı tarafından yapılan faydalı ve zorunlu imalat bedellerinin davalı tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak değer için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yapılan tadilatlar nedeniyle uğranılan zarar ve yoksun kalınan karın tazmini için 50.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı kiralayan, taşınmazın tahliye edilmediğini ve halen davacı kiracının tasarrufunda bulunduğunu, kafeteryanın mühürlenmesi nedeninin ruhsat alınmadan ve AVM açılmadan çalışmaya başlanması olduğunu davalının yapılan tadilatların bedelinden sorumlu tutulamayacağını ve davanın reddini savunmuştur.
Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa davacı kiracı akti ilişkinin devamı sırasında kiralananda yaptığı değer artırıcı masraf ve harcamalarını TBK 527 ve (BK.nun 414) maddelerinde düzenlenen vekaletsiz işgörme hükümlerine göre davalılardan talep etme hakkına sahiptir. Ancak bunun için kiracının yaptığı giderlerin mal varlığından çıkarak kiralayanın malvarlığına geçmiş olması ve kiralananın tahliye edilmiş olması gerekir.Kiralananın tahliye edildiğinin kabul edilebilmesi için de kiralananın fiilen boşaltılması yeterli olmayıp, anahtarın da kiracıya teslimi zorunludur. Anahtarın kiralayana teslimi, hukuki işlemin ./..
içerisinde yer alan bir maddi vakıa olmakla birlikte, sözleşmenin feshine yönelik bir hukuki sonuç doğurduğundan, bunun ne şekilde ispatlanacağı hususu, yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle, H.M.K.nun 200. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Eş söyleyişle, yıllık kira bedelinin tutarı senetle ispat sınırının (HM.K. md.200/1) üzerindeyse ve kiralayanın açık muvafakati yoksa (H.M.K. md.200/2), bu yön kiracı tarafından ancak yazılı delille ispatlanabilir. Davalı kiracı, anahtar teslimi hususunda yazılı delil sunmamıştır. Davalı kiraya veren taşınmazın tahliye edilmediğini savunduğuna göre mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.350 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.