YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10746
KARAR NO : 2016/6583
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili idareye bağlı … Devlet Hastanesinin, davalı şirket tarafından tahsis edilen sabit telefon hattı kullanıcısı olduğunu, 2013 yılı temmuz ayı faturasının incelenmesinde 3.363,60 TL tutarında uluslararası görüşme ücretlendirilmesi yapıldığının fark edildiğini, oysa hastane hatlarının uluslararası aramalara kapalı olduğunu, yapılan adli ve idari soruşturma neticesinde bu görüşmelerin santral görevlileri tarafından yapılmadığının tespit edildiğini belirterek müvekkili kurumun bu fatura borcundan dolayı sorumlu olmadığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.363,60 TL fatura bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı kurum ile müvekkili şirket arasında yapılan abonelik sözleşmesi gereği davacıya sabit telefon hattı tahsis edildiğini, telefon hattının ilk tahsisi sırasında yurt dışı aramalara kapatılması yönünde bir talep bulunmadığından hattın bu tür görüşmelere açık olduğunu, dava konusu olayın ardından böyle bir talebin müvekkiline iletildiğini ve telefon hattının yurt dışı aramalara kapatıldığını, davacı kurum tarafından kullanılan hatların kurumiçi güvenliğinin sağlanmasının tamamen davacının sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda, santrale yurt dışından “hacker”lar vasıtası ile müdahale edilerek şifresinin kırıldığı ve santral üzerinden yurt dışı görüşmesi yapıldığı kanaatine varıldığı, hastane telefon hattından yapılan uluslararası görüşmede davalı şirketin kusuru bulunmadığı gerekçesi ile davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacı kurumun, 2013 temmuz ayı faturasına yansıtılan uluslararası görüşme bedelinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında 18/06/1986 tarihli abonelik sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşmeye istinaden davacı idareye bağlı … Devlet Hastanesi’ne…. numaralı sabit telefon hattının tahsis edildiği anlaşılmaktadır.
HMK’nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca hakim; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakim, kendisinin sahip olmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurur. Bu nedenle, bilirkişinin kendisinden sorulan husus hakkında, özel ve teknik bir bilgiye sahip olması, başka bir deyişle o konuda uzmanlaşmış olması gerekir.
HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.
Yargılama sırasında elektrik elektronik mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 27.04.2015 tarihli raporda; dosyada mevcut teknik servis teknisyeni tarafından olayın ardından sunulan yazıda, …15.08.2013 tarihinde hastane santraline uzaktan bağlanıldığında hiçbir aboneden milletler arası yetkinin bulunmadığının belirtilmiş olması karşısında, hastanede kullanılan hattın- santralin internete bağlı olduğu ve modem portlarının da yurt dışına açık olması durumunda, özellikle uzak doğu menşeli kişi veya kişilerce santrale yapılan saldırı sonucu şifrenin kırılarak, söz konusu santral üzerinden dış hatlar ile görüşme yapıldığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkemece elektrik elektronik mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen bu rapor hükme esas alınmış ise de raporu düzenleyen bilirkişinin, bilişim ve telekomünikasyon alanında uzman olmadığı, ayrıca alınan bilirkişi raporunun da yukarıda açıklana ilkeler doğrultusunda hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, dava konusu olaya ilişkin olarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasının temininden sonra, dosyanın içinde Bilişim ve Telekomünikasyon alanında uzman bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetine tevdi edilerek, tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile bilirkişi raporuna sunmuş oldukları itirazlar ve duruşmadaki beyanları doğrultusunda, Yargıtay denetimine uygun, açıklayıcı ve ayrınıtılı bir rapor alınarak sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve konusunda uzman olmayan bilirkişinin düzenlediği rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.