YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6324
KARAR NO : 2016/1757
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan kira ilişkisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında 06.05.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, davacının kiralanan arsayı otopark ve kafeterya olarak kullanmak üzere bir kısım yatırımlar yaptığını, davalının, davacı hakkında tahliye kararı almadan taşınmaza fiili saldırıda bulunarak davacıya ait eşyalara zarar verdiğini ve kiralananın otopark ve kafeterya olarak kullanılmasını engellediğini belirterek mal ve eşyalara verilen zararlar için 10.000 TL, kiralananın işletilememesi nedeniyle de olmak üzere 10.000 TL tazminatın tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı sözleşmenin feshedileceğini noter vasıtasıyla davacıya bildirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. HMK’nın 4. maddesinde ” Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler ” düzenlemesiyle sulh hukuk mahkemelerinin görevi belirlenmiş, yine aynı kanunun 1. maddesinde ” Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir ” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi