Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/5051 E. 2016/1248 K. 23.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5051
KARAR NO : 2016/1248
KARAR TARİHİ : 23.02.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılması isteminin kabulüne ve tahliyeye karar verilmesi üzerine, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 20.11.2014 tarihinde başlatılan icra takibi ile 2009 yılı 12. ayı ile 2014 yılı 11. ayları arası 60 aylık kira bedeli 11.220.TL alacağın tahsili talep edilmiştir. Örnek 13 nolu ihtarlı ödeme emri davalıya 24.11.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve ödeme emrinde ödeme süresi olarak otuz gün süre verilmiştir. Davacı, İİK.nun 269/1.maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 315. maddesinde öngörülen 30 günlük süreyi beklemeden 22.12.2014 tarihinde tahliye isteminde bulunmuştur. Ödeme süresi dolmadan ve temerrüt gerçekleşmeden tahliye istenemez. Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
2- Davalının alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;Davacı alacaklı 01.04.1994 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak başlattığı takipte aylık 150.TL’den 2009 yılı 12 ayından itibaren, toplam 11.220.L kira alacağının tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde, aylık kira parasının 2009 yılından itibaren 80.TL olduğunu, taşınmaza yapılan 3.750.TL masrafın kira borcundan mahsubu konusunda anlaşıldığını 2014 yılı sonuna kadar kira borcunun bulunmadığını belirterek takibe itiraz etmiştir. Uyuşmazlık konusu olmayan, kira sözleşmesinin 4. maddesinde “Kira bedelinin bir sonraki yıl için Nisan ayında açıklanan DİE enflasyon oranında” artırılacağı yazılıdır. Bu şekildeki artış şartı sonraki kira yılları için tarafları bağlamaz. Bu durumda ve davalı borçlunun kabul ettiği miktar üzerinden yaptığı ödemeler konusunda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre alacak hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ :Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün 6100 Sayılı HMK.’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.2.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.