YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22767
KARAR NO : 2016/883
KARAR TARİHİ : 26.01.2016
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan bankanın ….. şubesi nezdndeki, ….. ait çek hesabı itibariyle keşide edilen 30/10/2007 …… 1.800 TL bedelli, 30/10/2007 …..1.770 TL bedelli ve 30/11/2007….1.600 TL bedelli çeklerin tahsil için bankaya ibraz edildiği, karşılığının bulunmaması nedeniyle çekler üzerine ilgili şerhin işlendiği, daha sonra sanığın çekler üzerine ciro yapmak suretiyle kendini yasal hamil durumuna getirerek, …. Kanunu’ndan kaynaklanan bankanın sorumlu olduğu yasal miktarın ödenmesi için bankanın …… şubesine müracaat ettiği, bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen olayda; bahse konu çekler üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmadığı, başkası yerine sahte imza atılmadığı, bu yönde bir iddia da bulunmadığı, karşılıksız olması nedeni ile karşılıksız şerhi verilmiş çeklerin kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren kambiyo senedi niteliğini sürdürmekle birlikte, …….uyarınca alacağın temliki hükümleri gereği ciro yolu ile devri mümkün olup, temlik sureti ile alacağı devralan kişinin hukuki hakları da devralmış olacağı, somut olayda olduğu gibi karşılıksız çıkan çeklerde bankanın yasal yükümlülüğü gereği ödemesi gereken bedelin hukuki alacak niteliğinde olduğu, ibraz anında karşılığı bulunmadığından karşılıksız olduğu şerhi verilen çekleri alacağın temliki sureti ile alan sanık tarafından ciro edilmesi eyleminin sahtecilik suçunu oluşturmayacağı gibi, bedelin bankadan tahsilinin sanığın yasal hakkı olması nedeni ile dolandırıcılık suçunu da oluşturmayacağı, ihtilafın hukuki mahiyette olduğu gerekçesiyle sanık hakkında kurulan beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonucunda, yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin atılı suçların sübut bulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 26/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.