YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3185
KARAR NO : 2016/6459
KARAR TARİHİ : 25.04.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki nafakanın artırımı(asıl davada), yardım nafakasının kaldırılması(birleşen davada) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı-birleşen dava davalısı dilekçesinde; tarafların 4. Aile Mahkemesi’nin 2011/1066 Esas ve 2013/535 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, müşterek çocuk 2009 doğumlu Mehlika, 2011 doğumlu…’nin velayetlerinin davacıya bırakıldığını, söz konusu karar ile müşterek çocuklar için ayrı ayrı 200,00 TL iştirak, davacı için de 300,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen sürede takdir edilen nafakaların ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını bu nedenle, yoksulluk nafakasının 1000,00 TL ye, iştirak nafakasının her bir çocuk için 750’şer TL’ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen dava davacısı dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, davanın reddi ile davacının boşanma kararından sonra çalışmaya başladığını, bu nedenle davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile davacı için aylık 300 TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 400 TL’ye, müşterek çocuk Mehlika Şebnem ve … Elisa için aylık 200’er TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 350’şer TL’ye yükseltilmesine, nafakaların dava tarihinden bir yıl sonra geçerli olmak üzere gelecek yıllarda …’in her yıl belirlediği … oranında artırılmasına ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması; birleşen dava ise yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı-birleşen dava davacısının tüm; davacı-birleşen dava davalısının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 176/5. maddesinde “Hakim, istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.” denilmektedir.
Kanun hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere mahkemece taraf lehine hükmedilecek nafakanın gelecek yıllarda artışına hükmedilebilmesi için “istem” gerekmektedir. Aksi takdirde mahkemece bu yönde bir hüküm kurulamaz.
Somut olayda, davacı tarafça talep edilen nafakaların gelecek yıllarda da artışı yönünde herhangi bir(birleşen dava davalısı) talepte bulunulmadığı, buna rağmen mahkemenin bu yönde hüküm kurduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2. fıkrasında yer alan; “nafakaların dava tarihinden bir yıl sonra geçerli olmak üzere gelecek yıllarda … tarafından belirlenen bir önceki yılın… artış oranı ortalaması oranında artırılmasına” ifadelerinin karar metninden çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.