Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/22189 E. 2016/1061 K. 28.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22189
KARAR NO : 2016/1061
KARAR TARİHİ : 28.01.2016

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, keşidecisi …… olan gerçek çekin arkasını sahte kaşe ile ciro yapmak suretiyle katılana verdiğinin iddia edildiği olayda; katılan….. aşamalarda, suç tarihinde, haklarında takipsizlik kararı verilen ….., kendisinden suça konu çeki vermek suretiyle mal aldıklarını, bu kişilerin, …… olarak bilinen şirketin yetkilileri olan sanık …… ve hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ….. yeğenleri olduklarını söylemeleri üzerine, adı geçen sanıkların kefil olması şartıyla mal vereceğini söylediğini, telefon ile sanıklardan biri ile görüştüğünü, kefil olabileceklerini söylemeleri üzerine, çalışanı tanık ….., söz konusu çekin kefil olarak cirolanması için sanıkların şirketinin bulunduğu yere gönderdiğini, çekin bu şekilde ciro edildiğini beyan etmesi yine haklarında takipsizlik kararı verilen ….. ve …., suça konu çekin yapılan ticari alışveriş karşılığında ortak iş yaptıkları kardeşleri …… tarafından katılana verildiğini ifade etmeleri yine çek sahibi …. söz konusu çekin kendisi tarafından imzalanak verildiğini, katılan tarafça kendi çekine ciro atılmasının istendiğini bunu anlamsız bulduğu için çeki cirolamadığını akabinde sanıkların yetkilisi oldukları şirket kaşesini vurması istendiğinde bunun imkansız olduğunu ifade ettiğini belirtmesi ayrıca tanık …., çekin arkasına ciroyu yaparak kendisine katılana iletilmek üzere veren şahsın …. olduğunu beyan etmesi ve çekteki herhangi bir imza ve yazının sanığa ait olmadığının anlaşılması karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 28.01.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.