Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/21137 E. 2015/21872 K. 09.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21137
KARAR NO : 2015/21872
KARAR TARİHİ : 09.11.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının işyerinde ilk çalışmasına, önceki işveren …T.A.Ş. yanında 30.06.2003 tarihinden önce başladığını, bu çalışmasının emekli olana kadar devam ettiğini, yıllık izin talebinde bulunduğunu, ilk işe giriş tarihinden itibaren geçen hizmet süreleri üzerinden yıllık izne hak kazanması gerekirken işveren tarafından yanlış ve hukuka aykırı davranılarak yıllık izinini eksik kullandırıldığını, hizmet teşvik primi talep ettiğini ve yine ilk işe giriş tarihini değil daha sonraki bir tarih olan 30.06.2003 tarihi baz alınarak gerekli kıdem yılını henüz doldurmadığından bahisle hizmet teşvik priminin tarafına ödenmediğini, bakanlıkça işverenliğe el koyulduğunu, buna rağmen kendisi ve arkadaşlarının çalışmaya devam ettiğini ilk işe giriş tarihinden bu yana geçen hizmet süreleri üzerinden yıllık izne hak kazandığının tespiti ile hizmet teşvik primi alacağı için 100,00 TL’sının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 03.03.2014 tarihli duruşmadaki imzalı beyanı ile, raporun hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, o nedenle taleplerini daralttıklarını, hizmet teşvik primi alacağı yönünden de …A.Ş. iş yerinde işe girdiği tarih esas alınmak sureti ile ödeme yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ederek davasını ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikle görev, yetki, husumet, derdestlik, kesin hüküm, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının 02.08.2002 tarihinde imzalamış olduğu ibraname ile …A.Ş.’den kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin gibi tüm alacaklarını aldığını beyan ederek iş akdini sonlandırdıktan sonra .. Dahili Ticaret ve Müşavirlik Hizmetleri A.Ş. işçisi olarak işe başladığını, daha sonra ise davacı … T.A.Ş.’nin taşeron firması olan Karacaören Elektrik İşletme Bakım Dağıtım A.Ş. işyerinde imzaladığı sigortalı işe giriş bildirgesi ile işe başladığını, müvekkili şirket ile … T.A.Ş. arasında İş Kanunu’nun 6.maddesi anlamında bir işyeri devri bulunmadığını, söz konusu durumun el koyma niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacının iddia ettiği gibi … T.A.Ş. nezdinde geçen çalışmalarının müvekkili teşekkülde yapılan çalışmalardan sayılmasını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı vekilinin son oturumdaki beyanına itibarla davanın kabulüne ve “davacının hak kazandığı yıllık izin ve hizmet teşvik pirimi hesabında …A.Ş iş yerinde işe girdiği tarihden bu yana geçen süresinin dikkate alınması gerektiğinin tespitine, muarazanın bu şekilde önlenmesine “ karar verilmiştir.
Mahkemece itibar edilen davacı vekilinin son oturumdaki beyanı, hizmet teşvik primine ilişkin eda ve yıllık izne ilişkin tespit istemlerini içeren davanın hizmet teşvik pirimi bakımından da tespit davasına dönüştürülmesine ilişkin olup her eda davasının aynı zamanda tespit hükmü içerdiği dikkate alındığında hizmet teşvik pirimi alacak davasının tespit davasına dönüştürülmesi ile davacı aslında 100,00 TL tutarındaki eda davasından vazgeçmiştir. Zaten davacı vekili beyanında talebin daraltılmasından bahsetmiştir. Islah ile talebin daraltılması mümkün olmadığından 100,00 TL tutarındaki alacak talebinden vazgeçtiği açıktır. Bu vazgeçmenin ileride açılması muhtemel bir alacak davasında da dikkate alınması gerekir. Bu nedenle mahkemece davanın kısmen kabulüne, 100,00 TL tutarındaki hizmet teşvik prim alacağı talebinin feragattan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü ile tespit kararı verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin çıkarılarak yerine,
“Davanın tespit talebi bakımından kabulüne, 100,00 alacak talebi bakımından vazgeçmenin ileride açılması muhtemel bir alacak davasında da dikkate alınması kaydı ile feragattan reddine, ” sözcüklerinin;
4 numaralı bendin sonuna “ reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre hesap edilen 100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.