Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/24547 E. 2016/2810 K. 30.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24547
KARAR NO : 2016/2810
KARAR TARİHİ : 30.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Somut olayda; sanığın, hayvan ve et ticareti yapan katılan …’dan et satın aldığı, alışverişe karşılık … keşide tarihli 7.000 TL bedelli, …. keşide tarihli 8.000 TL bedelli, ……. keşide tarihli 5.000 TL bedelli, …… keşide tarihli 5.000 TL bedelli ve …… keşide tarihli 6.000 TL bedelli keşidecisi kendisi olarak görünen çekleri katılana iletilmek üzere tanık …… verdiği, tanık …… de çekleri katılana teslim ettiği, çeklerin bankaya ibrazında karşılıksız olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine katılanın icra takibine girişmesi sonucu sanığın imza inkarında bulunduğu, çekler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde çeklerin ön yüzündeki keşideci imzalarının sanık …’e ait olmadığının, ……. tarihli 8.000 TL bedelli ve 10/10/2008 keşide tarihli 6.000 TL bedelli iki adet çekin ön yüzündeki yazı ve rakamların sanık …’ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; sanığın, sahte olarak düzenlenen resmi belge niteliğindeki çekleri katılan ile alış verişinde kullanmak suretiyle kendisine menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin TCK’nın 158/1-f-son maddesinde düzenlenen bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve aynı kanunun 204/1. maddesinde yer alan resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş; nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde adli para cezasının hesaplanmasında bir hata bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin bir nedene dayanmayan, sanık müdafiinin ise atılı suçların unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 30/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.