YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3406
KARAR NO : 2016/2739
KARAR TARİHİ : 05.04.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiraya veren tarafından kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, icra takibine konu borcun tamamının ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 19.10.2005 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede yıllık kira parasının 42.000 TL olduğu ve Şubat, Nisan, Haziran ve Ağustos aylarında 4 eşit taksitle peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı 30.03.2012 tarihinde başlattığı haciz ve tahliye istemli icra takibinde, ödenmeyen Ocak, Şubat 2012 ayları kira parası toplamı olan 24.581,25 TL asıl alacak ile 263 TL işlemiş faizin tahsilini istemiştir. Davalı borçlu süresindeki itirazında borcu olmadığını bildirmiştir. Davacı vekili tarafından açılan itirazın iptali ve tahliyeye ilişkin davanın yargılaması devam ederken; davalı 23.09.2013 tarihli ibraname başlıklı belgeyi sunarak dava konusu icra takibi nedeniyle davalının borcu kalmadığını, bahse konu kira borcunun ödendiğini bildirmiştir. Davacı vekili tarafından ibranameye karşı çıkılmamıştır. İbraname borcu söndüren bir olgudur. Her ne kadar mahkemece sunulan ibraname başlıklı belge gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; İbranamenin davadan feragat edildiğine ilişkin bir beyan olmadığı sadece icra takibine konu borcun ödendiğinin belirtildiği görülmektedir. Bu durumda davadan feragat edilmediğinden davacının tahliye talebi konusunda dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.