Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/2960 E. 2016/6743 K. 28.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2960
KARAR NO : 2016/6743
KARAR TARİHİ : 28.04.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, anne babasının, 14.11.2012 tarihli ilamla boşandığını, karar tarihi itibariyle reşit olmayan müvekkilinin velayetinin annesine bırakıldığını, müvekkili lehine aylık 250,00 TL iştirak nafakası hükmedildiğini, 21.02.1997 doğumlu müvekkilinin hale hazırda 18 yaşını doldurduğunu, davalı babanın yaklaşık 5 aydır müvekkiline nafaka ödemediğini, müvekkilinin eğitimini sürdürebilmek için anne babasının yardımına ihtiyaç duyduğunu belirterek; aylık 500,00 TL nafakanın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile aylık 100,00 TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden başlayarak davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü, davacı vekili, müvekkili lehine takdir olunan nafakanın az olduğu gerekçesiyle temyiz etmiştir.
Dava; yardım nafakası istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; mahkemece takdir olunan 100,00 TL’nin davacının ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak; anne babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk…olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. (TMK m. 328/2)
Diğer taraftan; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. (TMK m.364)
Bu bağlamda; belirlenecek nafakanın davacının geçinmesi için yeterli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olması gerekir. Nafaka miktarı tayin edilirken; davacının ihtiyaçları ve anne babanın geliri göz önünde bulundurulmalı, TMK’nın 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilmelidir.
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; eldeki yardım nafakası davasının 04.08.2015 tarihinde açıldığı, 21.02.1997 doğumlu davacının, lise mezunu olup, üniversite sınavına hazırlandığı, annesi ve kardeşiyle aynı evde yaşadığı, reşit olmadan önce davalı babasından aylık 250,00 TL iştirak nafakası aldığı, 1969 doğumlu babanın, emlakçılık yaptığı, 18.09.2015 tarihinde yeniden evlendiği, dava dışı annenin; 1975 doğumlu olup, davalıdan 10.09.2013 tarihinde boşandığı, davacı dışında, 1992 ve 1998 doğumlu iki çocuğunun daha bulunduğu, boşanma ilamında, davacının annesi için 275,00 TL, davacı ve kardeşleri için 250,00 şer TL olmak üzere toplam 1.025,00 TL’ye hükmedildiği, davalı babanın duruşmada aylık 100,00 TL ödeyebileceğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece; nafakanın niteliği, davalı babanın ve mirasçılıkta da aynı sırada yer alan dava dışı annenin gelir durumu, davacının ihtiyaçları, davacının reşit olmadan önce lehine hükmedilmiş iştirak nafakasının miktarı göz önünde bulundurularak; daha yüksek oranda nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.