Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/3388 E. 2016/6516 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3388
KARAR NO : 2016/6516
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; yoksulluk nafakasının artırılması davası ile davalı lehine 700 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalının babasının vefat etmesi nedeniyle davalıya yetim maaşı bağlandığını ve taşınmazlar kaldığını, davalının yoksulluğunun ortadan kalktığını belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya yetim maaşı almaya başladığını, kanser tedavisi gördüğünü, yoksulluğunun kalkmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunun 176/3.maddesine göre; İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Somut olayda; tarafların 18.03.2005 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları, davalıya 500 TL yoksulluk nafakası bağlandığı, … 2. Aile Mahkemesinin 2010/1107 Esas 2011/776 Karar sayılı ve 14.09.2011 tarihli ilamı ile nafakanın 700 TL’ye yükseltildiği, kararın 31.10.2011 tarihinde kesinleştiği, yoksulluk nafakasının artırılması davasında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasında davalı kadının herhangi bir gelirinin olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. İşbu dosyada; davalı kadının 01.03.2011 tarihinden itibaren babasından dolayı aylık 700,00 TL maaş aldığı ancak bu hususun yoksulluk nafakasının artırılması dosyasına yansımadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Yerleşik Yargıtay’ın uygulamalarına göre asgari ücretin yoksulluğu ortadan kaldırmadığı ilke olarak kabul edilmiştir (HGK’nun 1.5.2002 gün 2-397 E-339 K. Sayılı kararında olduğu gibi).
Bu nedenle davalının geliri yoksulluğu ortadan kaldırmayıp, bu durumun sadece nafaka miktarının tayininde nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, tarafların sosyo-ekonomik durumları nazara alınarak yoksulluk nafakası miktarında hakkaniyete uygun bir indirim yapmaktan ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.