YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25160
KARAR NO : 2016/6262
KARAR TARİHİ : 09.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın, aynı zaman dilimi içerisinde mağduru önce bıçakla yaralamaya çalıştığı, ancak araya girenlerin engel olması sebebiyle teşebbüs aşamasında kaldığı, sonra da mağdura yumrukla vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı olayda, sanığın mağdura yönelik birden çok eyleminin bir bütün olarak kasten silahla basit yaralama suçunu oluşturduğu dikkate alınarak, TCK’nin 86/2, 86/3-e maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde TCK’nin 86/2, 86/3-e, 35 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2) Sosyal ve ekonomik durumu ile ilgili bir araştırma yapılmayan, duruşma esnasında çalışmadığını beyan eden sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 52/2 maddesi uyarınca bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden günlüğü 40 TL.’den belirlenmesi suretiyle ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09/03/2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sanık … hakkında, kesici aletle mağdur …’i yaralamaya teşebbüs suçundan iddianameyle kamu davası açıldığı halde, mahkeme iki ayrı suç oluştuğunu kabul ederek kasten yaralamak ve kesici aletle yaralamaya teşebbüs suçları yönünden TCK 44. maddesi gereğince fikri içtima kurallarını uygulayarak kesici alet ile yaralamaya teşebbüs suçunu daha ağır cezayı gerektirdiği düşüncesiyle bu madde gereğince hüküm kurulmuştur.
Kavga sırasında yaralamaya teşebbüs etmek, sayısız yumruk ve tekmeler atmak gibi her bir bedeni hareket ayrı bir davranışı oluşturmakta ise de tüm bu bedeni hareketler tek bir fiil olarak kabul edildiğinden, en ağır ve en şiddetli tamamlanmış bedeni hareketten oluşan yara, dikkate alınarak buna göre ceza tayin edilmesi gerekmektedir.
Olayımızda sanığın yumrukla mağduru yaralaması şeklindeki bedeni hareketi tamamlanmış basit yaralama suçunu oluşturmaktadır.
Bunun dışında olayımızda tamamlanan başka bir eylem söz konusu değildir.
Tamamlanan suçun gerçekleştiği olayda, artık teşebbüs aşamasında kalan ikinci bir yaralama suçundan bahsedilemez. Sonuç itibari ile sanık tarafından yapılan tüm bedeni hareketler sonucunda, tek bir basit yaralama suçu gerçekleştiğinden, sadece basit yaralama suçundan hüküm kurulması gerekmektedir.
Tamamlanan basit yaralama suçu gerçekleşmeseydi bu takdirde teşebbüs aşamasında kalan suçtan bahsedilebilirdi. Bizim olayda tamamlanan suç söz konusu olduğundan kesici aletle yaralamaya teşebbüsten bahsedilemez.
Tamamlanan bir suç mevcut iken daha eksik cezayı gerektiren kesici aletle yaralamaya teşebbüs etmek suçundan hüküm kurulması mümkün değildir.
Tüm bu açıklamalardan anlaşıldığı gibi sanığın mağdura yönelik teşebbüs aşamasında kalan eylemi ve tamamlanan hareketleri sonucunda sadece tek bir basit yaralama suçu oluşmuştur. Bu suç şikayete bağlı bir suç olup mağdur şikayetinden vazgeçmiş, sanık da vazgeçmeyi kabul ettiğine göre TCK’nin 73/4-6 ve CMK 223/8 maddeleri uyarınca davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, tamamlanan suçun içinde bulunan ve teşebbüs aşamasında kaldığı için suçun içinde eriyen teşebbüs hareketlerini, yeniden tamamlanan suçun içinden çıkarıp başka bir suçmuş gibi sanığı yeni bir ceza ile cezalandıramayacağımıza göre çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.