Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/5862 E. 2016/6628 K. 27.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5862
KARAR NO : 2016/6628
KARAR TARİHİ : 27.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki su aboneliği tesisi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesi ile; ili, … ilçesi, 36900 ada 2 parsel,… Mahallesi, 453 sk. No:100/A’da bulunan taşınmazın davacı adına kayıtlı ikinci sınıf bir kebap salonu olduğunu, taşınmazda davalı tarafından davacı adına su tesisi sağlanmadığını, binanın müteahhidinin inşaatın iskan ruhsatını almadan kaçtığını, davacının su ihtiyacını şantiye suyundan sağlamaya çalışsa da ana taşınmazın müteahhidinin inşaat suyunu da kestiğini belirterek öncelikle tedbiren, bilahare esas yönden davacı adına kayıtlı taşınmaza su aboneliği tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu binanın kanal vizesi bulunmadığı için imar kanununun 11. maddesi gereğince aboneliğin tesis edilemediğini, davacının isteminin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; su abonelik tesisi istenilen bağımsız bölümün yer aldığı binanın iskan belgesinin alınmadığı, kanal vizesinin bulunmadığı, ancak binadaki bağımsız bölümlerin fiilen kullanıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığına dair taraf vekillerinin beyanları göz önüne alınarak mahallinde ayrıca inceleme yapılmaksızın dosyaya sunulan beyanlar ve deliller değerlendirildiğinde davacının maliki olduğu binanın henüz inşaatının iskan belgesi alınacak derecede tamamlanmadığı, ancak bağımsız bölümlerin fiilen kullanılmakta olduğu, davacıya ait iş yeri vasıflı bağımsız bölümün de fiilen kullanılması nedeniyle su ihtiyacının giderilmesi gerektiği, bu hususta yetkili tek makam olan davalının kanal vizesi gerekçesiyle abonelik tesis etmemesinin su ihtiyacının giderilmesi gerektiği düşüncesiyle yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile, ili, … ilçesi, 36900 ada 2 parselde bulunan… 453. Sokak 100/A adresinde) 18 nolu bağımsız bölümdeki iş yerine bedeli karşılığında su aboneliği tesisi ile bağımsız bölüme su akışının sağlanılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada uyuşmazlık; maliki bulunduğu taşınmaz nedeniyle, davacının, davalı idareden su aboneliği tesis edilmesini isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun Yapı kullanma izni başlıklı 30.maddesinde; “Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir” denilmektedir. Yine aynı kanunun Kullanma izni alınmamış yapılar başlıklı 31.maddesinde de; “İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak, kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir.” hükmü bulunmaktadır. Açıklanan madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde yapı kullanma (iskan) izni verilmeyen veya alınmayan yapıların izin alınıncaya kadar belediye hizmetlerinden ve tesislerinden faydalanamayacakları açıktır.
Hal böyle iken, yasa koyucu; ülkemizde, yapı (inşaat) ruhsatı alınmış olup, buna rağmen yapı kullanma (iskan) izni alınmamış birçok yapının bulunması nedeniyle yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere, 3194 sayılı İmar Kanununa 5784 sayılı yasanın 25. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesi ile bir istisna getirmiştir. 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren bu madde; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara; yol, elektrik, su, telefon, kanalizasyon ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde, ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak, geçici olarak su ve/veya elektrik bağlanabilir. Bu kapsamda, ilgili belediyeden dağıtım şirketlerine elektriğin kesilmesi talebinin söz konusu olması halinde, aboneliği iptal edileceğinden, su ve/veya elektrik bağlanması herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak, yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12/10/2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanmaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan abonelikler de ait olduğu gruba dönüştürülür.” hükmünü ihtiva etmektedir.
Somut olaya gelince; mahkemece 3194 sayılı İmar Kanunun geçici 11.maddesinin şartlarının oluşup oluşmadığını değerlendirilebilmek adına, davaya konu taşınmaza ait yapı ruhsatının dosya arasına alınarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatının alınıp alınmadığı hususunun değerlendirilmediği, yine davaya konu taşınmaza yol, elektrik, su, telefon, kanalizasyon ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürülüp götürülmediğinin ve ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 11.maddesi şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme yukarıdaki gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.