Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12775 E. 2016/6248 K. 21.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12775
KARAR NO : 2016/6248
KARAR TARİHİ : 21.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; elektrik hattından çıkan kıvılcım nedeniyle orman yangını çıktığını, zararın tazmini için… aleyhine dava açtıklarını, yargılama sırasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuyla yangına…’a ait hatların sebep olduğunun anlaşıldığını ve… aleyhine açtıkları davanın husumet yokluğundan usulden reddedildiğini belirterek;… 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/75 E. sayılı dava dosyasının yargılaması sırasında orman bilirkişisinden alınan 18.02.2014 tarihli raporla belirlenen 17.479,59 TL tazminatın olay tarihi olan 12.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yangından üç yıl sonra açıldığını, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiğini, yangının çıkmasında asli kusurlunun davacı olduğunu, zira; davacının hattın altındaki ağaçları tıraşlamadığını, üzerine düşen görevleri yerine getirmediğini, yangının çıkışında müvekkiline izafe edilebilecek bir kusur ya da kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığını, müvekkilinin elektrik hatlarını mevzuata uygun inşa ettiğini, elektrik hatlarının bakım işlemlerini de tam ve eksiksiz olarak yaptığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiş, müvekkilinin tazminat ödemesine karar verilecek olursa tazminattan hakkaniyet indirimi yapılmasını, davacının faiz ve faiz oranlarına yönelik talebinin de reddedilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 17.479,59 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Dava, elektrik enerjisi dağıtım hattından kaynaklanan yangın nedeniyle, orman idaresinin uğradığı maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından;… Beldesi Peri mevkiinde 12.07.2011 tarihinde orman yangını çıktığı, davacının yangın nedeniyle uğradığı zararın tazmini için 27.02.2013 tarihinde… Genel Müdürlüğü aleyhine dava açtığı, mahkemece, yangının …’a ait elektrik tellerinden kaynaklandığı ve davalı…’ın sorumluluğunda bulunan iletim hatlarının yangına etkisinin olmadığı gerekçesiyle, husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmediği ve 19.06.2014 günü kesinleştiği, davacının bir gün sonra 20.06.2014 tarihinde huzurdaki davayı açtığı, mahkemece, usulden reddedilen dava dosyada yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda ön inceleme duruşmasında davanın kabulüne karar verdiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere hükme esas alınan bilirkişi raporları,… aleyhine açılan ve husumetten reddine karar verilen dosyanın yargılaması sırasında yapılan keşif neticesinde alınmıştır. Huzurdaki davanın davalısının yokluğunda yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilerek, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Diğer taraftan, davalı şirket, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz sorumluluktur. Burada tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir.
Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Sebeple sorumluluğun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır.
Ne var ki, zararın kapsamını tayinde davacının kusurunun olup olmadığının da araştırılıp, tartışılması gerekmektedir. Zira; ormanları, yangınlara karşı korumak, orman idaresinin asli görevi olup, çıkan yangınları en kısa sürede söndürmek, zararın büyümesini önlemek için her türlü tedbiri almak ve gereğini yapmak da idarenin görevidir.
Asıl görevi yangınlara karşı ormanları korumak olan davacının, bu görev ve sorumluluğunu, sözleşme veya protokolle başka kişi ve kurumlara devretmiş olması, onu, sorumluluktan kurtarmaz.
Hal böyle olunca mahkemece; orman ve elektrik mühendislerinden oluşacak uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan, dava konusu yangının çıkış sebebi, davacının zararının miktar ve kapsamıyla, davacının yukarıda belirtilen görev ve sorumluluklarını yerine getirip getirmediği, müterafik kusurlu olup olmadığı hususlarında, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.