Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/3540 E. 2016/7962 K. 30.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3540
KARAR NO : 2016/7962
KARAR TARİHİ : 30.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Katılan sanık …’ın, katılan sanık …’e yönelik kasten yaralama eyleminden kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede:
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre; 6217 sayılı yasanın 26. maddesi ile yapılan değişiklik ile 5320 sayılı yasaya eklenen ek geçici 2. maddesi ile “…hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 TL. (dahil) ve altındaki adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri kesindir” hükmü gereğince, katılan sanık …’a verilen cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ve CMUK’un 317. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak katılan sanık … müdafiinin ve katılan sanık … müdafiinin temyiz talebinin REDDİNE,
2)Katılan sanıklar …, …, … ve … hakkındaki hükümler yönünden yapılan incelemede:
a)Tüm sanıklar yönünden kabule göre:
aa)Katılan sanık …, tanıklar … ve …’ın aşamalardaki ifadelerinde, kavganın başlangıcında balkondan bir bayanın tabure attığını, bu taburenin katılan sanık …’ın kafasına isabet ettiğini ve kafasının sağ tarafının yarıldığını, daha sonra sanık …’ün levye ile saldırdığını beyan etmeleri; mahkemesince… Adli Tıp Kurumu’na yazılan 13/07/2009 tarihli yazıda da katılan sanık …’daki yaralanmanın dosya kapsamına göre bıçak, sandalye, tabure, levye gibi aletlerden hangisi tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği hususunun sorulmasına rağmen İATK 2. İhtisas Kurulu’nun

04/12/2009 tarihli raporunda bu hususa değinilmediği görülmekle, katılan sanık …’daki yaralanmanın ayrıntılı incelenerek hangi yarasının hayati tehlikeye yol açtığı, bu yaranın kesici bir aletle mi, yoksa tabure atılması sonucu alınan bir darbe ile mi oluştuğu hususlarını içeren ayrıntılı rapor alınması lüzumunun gözetilmemesi,
bb)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve E.2014/140 -K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b)Katılan sanık … yönünden:
aa)Katılan sanık …’ün sol bacağının kesik ve iki bastonla hareket edebilen biri oluşu ve katılan sanık …’ın, katılan sanık …’ü itmek suretiyle yere düşürdüğü gerekçesiyle katılan sanık … hakkında mahkumiyet kararı verildiği dikkate alındığında, bedenen engelli olan katılan sanık …’ün, ne şekilde katılan sanık …’ın üzerine saldırarak onu hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı hususunun açıklanmadan katılan sanık …’ün mahkumiyetine karar verilmesi,
bb)Kabule göre;
Katılan sanık …’ün aşamalardaki savunmalarında iddia ettiği üzere, katılan sanık …’ın aracını park ettiği yerin, katılan sanık …’ün özel mülkü olup kamuya açık bir park yeri olmadığı, kendi özel park yerine katılan sanık … tarafından araç park edilmesi nedeniyle, kendi aracını katılan sanık …’ın aracının arkasına park etmek zorunda kaldığı, daha sonra …’ın kornaya basarak, kendi aracının arkasına park eden aracın sahibini çağırması üzerine taraflar arasında tartışma çıktığı dikkate alındığında, olay mahallinde keşif yapılıp suça konu yerin özel mülk olup olmadığı, başka araçların park etmesini engelleyecek bir uyarının olup olmadığı hususlarının araştırılarak, sanık müdafiinin sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinin uygulanmasını talep ettiği de gözetilerek sanık … hakkında TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulama yeri olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
cc)Sanık müdafiinin sanık hakkında TCK’nin 27. maddesinin uygulanmasını talep etmesi karşısında bu talep hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Sanık … yönünden:
aa)Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında, evinde otururken aşağıdan sesler gelmesi üzerine aşağıya indiğinde babasının yerde yattığını görerek babasını yerden kaldırdığını ve katılan sanık …’ın elindeki levyeyi alarak bir kez ona vurduğunu ve olay yerine gelen polis memurlarına levyeyi teslim ettiğini ikrar ettiği, sanık müdafiinin de sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinin uygulanmasını talep ettiği nazara alındığında, özellikle suçta kullanılan levyenin katılan sanık …’e mi

yoksa katılan sanık …’a mı ait olduğu hususunun da araştırılarak, sanık hakkında TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulama yeri olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
bb)Sanık müdafiinin sanık hakkında TCK’nin 27. maddesinin uygulanmasını talep etmesi karşısında bu talep hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d)Sanık … yönünden:
aa)Sanığın suçta kullandığı kabul edilen taburenin TCK’nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılması gerektiğinin gözetilmemesi,
bb)Sanık müdafiinin sanık hakkında TCK’nin 27. maddesinin ve 29. maddesinin uygulanmasını talep ettiği nazara alındığında sanık hakkında bu maddelerin uygulama yeri olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
e)Sanık … yönünden:
aa)Sanığın tüm aşamalarda kendisinin kavgayı ayırdığını, kimseye vurmadığını iddia ettiği, işlediği iddia edilen fiil nedeniyle polis memuru olan sanık hakkında verilen disiplin cezasının iptaline ilişkin…İdare Mahkemesi’nin 28/05/2010 tarihli E.2008/1278-K.2010/739 sayılı kararında katılan …’ın, sanık …’ın kendisine vurup vurmadığını bilmediğini, kendisine vurduğunu görmediğini beyan ettiğinin yazılı olduğu, tanık …’ın kolluktaki ilk ifadesinde kendisine tekme tokat vurulduğunu beyan etmesine rağmen, 19/02/2008 tarihli ikinci ifadesinde elinde baston olan kişinin kendisinin kafasına sopayla, levye olan kişinin de dizine levye ile vurduğunu beyan ettiğine ilişkin çelişkili ifadeleri, tanık … ve…’ın, katılan sanık …’ın yakınları olup ifadelerinin tamamen kavganın karşı tarafını suçlamaya yönelik olduğu nazara alındığında, sanığın kavgayı ayırdığına yönelik savunmasının aksine mahkumiyetine elverişli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil elde edilemediğinden sanığın beraaati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
bb)Kabule göre, sanık müdafiinin sanık hakkında TCK’nin 27. maddesinin ve 29. maddesinin uygulanmasını talep ettiği nazara alındığında sanık hakkında bu maddelerin uygulama yeri olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafiinin; katılan sanık … ve sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.