YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7719
KARAR NO : 2016/3167
KARAR TARİHİ : 19.04.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak (kira alacağı) davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından faize alacağına ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; Davaya konu hastane ve sağlık işletmesi olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazda miras bırakanı kiralayan . . . kaynaklı 1/6 oranında pay sahibi olduğunu, 2011 yılı Ağustos ayı payına düşen kira bedeli 3.250 TL kira alacağının sözleşme gereği aylık % 10 faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ; 3.235 TL kira alacağının TBK’nunun 120/2. maddesine göre, dava tarihindeki yıllık yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşmamak kaydıyla, dava tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temerrüt (gecikme) faizi, borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı süresince varlığını sürdüren, alacaklının zararın varlığını ve miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın borçlunun ödediği ve miktarı yasalarla belirlenmiş asgari, maktu bir tazminattır (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.6.1997 gün ve 1997/11-278 – 529 sayılı ilamı).
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101/2 maddesi hükmü gereği(6098 sayılı TBK’nun 117.maddesi) borcun ifa olunacağı gün sözleşme ile belli edilmiş ise ihtar şartı aranmadan bu günün bitmesi ile borçlu mütemerrit olur.
6098 sayılı TBK’nun 314.maddesine göre “kiracı, aksine sözleşme ve yerel adet olmadıkça, kira bedelini her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6101 Sayılı Kanun’un 7. maddesinde Türk Borçlar Kanunu’nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddelerinin görülmekte olan davalarda da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesi gereğince, uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 8/1 maddesinde “ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir” 4/1. maddesinde “Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.”
6102 Sayılı TTK.nun 12.maddesine “bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla hakla bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Anılan Yasanın 11.maddesinde “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” düzenlemeleri bulunmaktadır.
Olayımızda; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 03.05.2002 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 2-b maddesinde kira bedelinin her ay peşin ayın ilk 3 gününde ödeneceği, 4. maddesinde geç ödenen kira ve diğer ödemeler için aylık % 10’u oranında gecikme faizinin uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Dosya içeriğinden kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak tacir olması durumda, sözleşme ile faiz oranının serbestçe kararlaştırılabileceğinden taraflarca serbest irade ile kararlaştırılmış faiz oranı üzerinden kira alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Ayrıca sözleşmede kira bedellerinin her ayın ilk 3 gününde peşin olarak ödeneceği kararlaştırıldığından, kira bedellerinin ödeme gününün belli ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda vade tarihinden itibaren kira alacağına 6098 sayılı TBK 117 maddesi gereğince faiz tatbik edilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulaması da isabetsiz olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.