YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5421
KARAR NO : 2016/9448
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesinde hiçbir istisna öngörülmeksizin “itiraz” olduğu belirtilmekle, itiraz mercii tarafından incelenerek karar verilmek üzere temyizen incelenmeyen dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılandaki yaralanmanın hayati tehlike geçirmesine neden olmadığının anlaşılması karşısında; sonuç ceza 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-a-son maddeleri uyarınca tayin edildiğinden ayrıca 5237 sayılı TCK’nin 87/1-d maddesinin de hüküm fıkrasında gösterilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu husus Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile oluşan yeni hukuki durum da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK’nin 86/2 maddesi uyarınca belirlenen 4 ay hapis cezasından aynı yasanın 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında artırım ile 6 ay hapis cezası yerine 8 ay hapis, devamında aynı yasanın 62/1 maddesi uyarınca (1/6) oranında yapılan indirim ile 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesi ile ilgili kısmındaki ” 8 ay” ibaresinin ” 6 ay”, TCK’nin 62. maddesi ile ilgili kısmındaki “6 ay 20 gün” ibaresinin ” 5 ay” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan kendisine bıçakla vuranın sanık … olduğunu, sanık …’nın vurmadığını beyan etmesi ve katılan hakkında düzenlenen adli doktor raporda tek bıçak darbesinin bulunması karşısında, sanığın katılanı kasten yaralama suçundan beraati yerine isabetsiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-2-