Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/15107 E. 2016/6426 K. 14.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15107
KARAR NO : 2016/6426
KARAR TARİHİ : 14.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıklar … ve … hakkında, katılan … ve müşteki …’yi basit kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında tayin olunan cezaların, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükümlerin, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında, katılan … ve müşteki …’yi kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık … hakkında, katılan …’yü kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/3. maddeleri uyarınca tayin olunan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasından, 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesi uyarınca altıda bir oranında indirim yapıldığında 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına hükmolunması gerekirken hesap hatası yapılarak 1 yıl 6 ay 23 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle sanık … hakkında fazla ceza tayini,
b) Sanıkların, müşteki ve katılana yönelik eylemlerini iştirak halinde gerçekleştirmeleri nedeniyle, sanık … hakkında da 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin tatbik edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
c) Mahkemece olay günü taraflardan hangisinin olayı başlattığının tespit edilemediği gerekçesiyle sanıklar hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmamış ise de, taraflar arasında çıkan kavgada sanık … ile sanıkların kardeşi Ramazan’ın da yaralandığı anlaşılmakla, ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığının kesin olarak tespit edilememesi halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı ve Ceza Dairelerinin duraksamasız uygulamaları da dikkate alınarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Müşteki … hakkında düzenlenen, … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 07.03.2013 tarihli raporda, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı bildirilmiş ise de, müştekinin … Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldırılan 25.02.2013 tarihli raporunda her iki avuç içerisinde ağrı ve abrazyon olduğunun kayıtlı olduğu, müştekide tespit edilen yaralanma bulgularına göre 07.03.2013 tarihli raporun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı, bu nedenle müştekinin mevcut raporlarının ve tıbbi evrakının temin edilip, Adli Tıp Kurumu ilgili şube müdürlüğüne yeniden gönderilerek müştekinin yaralanmasının niteliğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
e) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında katılan …’yü kasten yaralama suçundan kurulun hüküm açısından, mahkûm oldukları uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesi gereğince kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğuna karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, sanık … hakkında müşteki …’yı kasten yaralama suçu yönünden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 14.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.