YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/29214
KARAR NO : 2016/12250
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanıkların eylemi ile mağdurun vücutta kemik kırığı ile ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralanması karşısında, sanıklar hakkında temel cezanın 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Olaya dair bilgisi ve görgüsü olan tanığın bulunmaması ve taraflar arasında yaşanan kavga olayının başlangıcına ilişkin tarafların birbirleriyle çelişen anlatımlarının bulunması karşısında, Yargıtay CGK’nin 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 esas ve 2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinden şüpheli kalan bu halden sanıkların yararlandırılması suretiyle yaralama eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdikleri kabul edilerek cezalarından indirim yapılması gerekirken yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar hakkında TCK’nin 29. maddesinde belirtilen tahrik hükümlerinin uygulanmaması,
3) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.