YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/661
KARAR NO : 2016/6301
KARAR TARİHİ : 01.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 2007 yılında domates ekimi sözleşmesi yaptıklarını, bu amaçla davalıya üreteceği dometes fidelerini teslim ettiklerini ancak davalının ürettiği dometesleri teslim etmediğini ileri sürerek, fide bedellerinden davalının 2006 yılından kalan alacağının mahsubu ile bakiye 7.727 TL.nin teslim tarihinden ticari temerrüt faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile sadece 2006 yılı için sözleşme yaptıklarını ancak domates bedelleri ödenmeyince borcuna mahsuben 2007 yılı için fide verdiğini, buna rağmen borcun tasfiye edilmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. Mahkemece bozma öncesi yapılan yargılamada, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalı şirketin kanuna uygun olmayan ticari defterlerine göre cari hesap bakiyesi olarak davalıdan 7.727 Tl alacaklı olduğu yönündeki rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2013/23159 Esas, 2014/806 Karar sayılı ilamı ile ”… ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için usulüne uygun tutulması, yasada öngörülen açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılmış olması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacı defterlerinin yasaya uygun tutulmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacı şirket defterlerindeki ödemeye ilişkin kayıt esas alınarak karar verilmesi doğru değildir. O halde mahkemece tarafların ibraz ettikleri teslim fişleri ve ödeme belgeleri üzerinde ayrıntılı olarak gerekli araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. ” gerekçesi ile bozulmuş, bozma sonrası mahkemece, ilk duruşmada bozma ilamına uyulmuş ancak teslim fişleri ve ödeme belgeleri üzerinde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulması halinde, bozma doğrultusunda taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğar, bu aşamadan sonra bozmanın gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur. Hal böyle olunca bozma ilamına aykırı olarak tarafların ibraz ettikleri teslim fişleri ve ödeme belgeleri üzerinde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 01/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.