YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26964
KARAR NO : 2016/10873
KARAR TARİHİ : 20.06.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu aleyhine Sayıştay ilamında belirlenen alacağın tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığı, borçlu vekilinin; takibe konu borcun zamanaşımına uğradığı, müvekkilinin bu borçtan yasal olarak sorumlu olmadığı ve kararın ilam vasfında sayılmaması nedenleriyle icra emrinin iptali talebinde bulunması üzerine, Mahkemece, Sayıştay’ın yargı organı olmadığı ve kararının da mahkeme ilamı niteliğinde bulunmadığı ve İİK’nun 38. maddesinde sayılan belgelerden olmadığı gerekçeleriyle icra emrinin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53. maddesinde; “Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra 90 gün içinde yerine getirilir. ….İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi olarak… İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmü düzenlenmiştir
Somut olayda Sayıştay 6. Dairesi’nin 08.03.2011 tarihli ve 258 sayılı ilamına dayalı olarak karar altına alınan tazminatın tahsili amacıyla 13.11.2013 tarihinde ilamların icrası yolu ile takip başlatılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, özel yasasındaki mevcut düzenleme nazara alınarak, eda hükmü içeren ve kesinleşen Sayıştay kararı ile ilamların icrası yolu ile takip yapılabileceğinden, anılan şikayetin bu esaslar çerçevesinde incelenmesi ilam niteliğinin belirlenmesi halinde buna yönelik şikayetin reddi ile diğer itirazların incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine, eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle şikayetin kabulü ile icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceği, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20.06.2016 tarihinde karar verildi.